RÜMEYSA OĞUZ Nihayet otobüse binip de yerlerimize geçince “Çok şükür yola koyulduk” demeye kalmadı bir patırtı koptu ön taraflardan. İri yarı, sinekkaydı tıraşlı; üzerinde uzun...

RÜMEYSA OĞUZ Bir hikayeye nereden başlanır? Neresi giriş olur, neresi gelişme ve sonuç? Sonuçlanmış mıdır tüm hikayeler? Ya da var mıdır sonuçlanmış bir hikaye? Günlerdir...

RÜMEYSA OĞUZ Hava soğuk olabilir, bir önemi yok… Ilık yahut sıcaktır hatta belki de… Ne hissediyor ne de hatırlıyorum. Bir şehirler arası terminalde, ağlamamak için...

RÜMEYSA OĞUZ Yağmur şiddetini artırmış, adeta camları kıracak gibi hızla çarpıyordu. Saatten haberi yoktu fakat gecenin üçü olduğunu düşünüyordu. Karanlık odadaki dev kütüphane, yerdeki antika...

RÜMEYSA OĞUZ Yine yola revan olmuş, üstü başı jilet gibi. Uzun boylu insanların eğilip kamburlaşan sırtına inat, başı dik. Yüzü sinekkaydı dediğimiz cinsten; sakal, bıyık;...

RÜMEYSA OĞUZ Tüm dikkati yolda olan arkadaşımın güneşten korunmak amacıyla taktığı gözlük tedirginliğimi artırıyordu. Konuşacak bir şey bulamayınca saçma sapan sorular sorarak yol arkadaşımın uyuyup...

RÜMEYSA OĞUZ Size bir hikaye anlatacağım. Belki diyeceksiniz ki bu sayfalarda yaptığın bu değil mi zaten iki yıldır! Doğru, haklısınız fakat bu defa başka! Bu...

RÜMEYSA OĞUZ Kapının eşiğine oturmuş, çalışmakta olan işçilere bakıyordu. Yapımı yeni bitmiş inşaatın sıvalı duvarlarını boyuyorlardı birlikte. Ustabaşı olması hasebiyle o; daha çok komut veriyor,...

RÜMEYSA OĞUZ İki katlı ahşap ev, sokağın hemen girişinde; Arnavut kaldırımlı, fazla dik sayılamayacak yokuşun köşe başındaydı. Dışarıdan bakıldığında yıkılacak gibi duran evin yeni olan...

RÜMEYSA OĞUZ Haziran ayı içinde, sıcağın yağmur bulutlarının üzerine binerek havayı nefes alınmaz bir hale soktuğu, nemli-sıcak bir geceydi. Sıcaktan, nemden ama en çok da...

RÜMEYSA OĞUZ Evvel zaman içinde, bir şehir varmış diyarın birinde. Hikaye bu ya her şehirde adet olduğu üzere ak ile kara, güzel ile çirkin, iyi...

RÜMEYSA OĞUZ Ana yola dik uzanan yokuşun başındaki hastanenin hemen karşısında, gecekondu demeye bin şahit ister; daha çok derme çatma bir barakayı andıran, eski tahta...

RÜMEYSA OĞUZ Günlerden bir gün; güneşli bir gün, hava alabildiğine aydınlık ve öylesine ılık ki insana evde otursa bu güzel havanın kalbi kırılır hissi veriyor....

RÜMEYSA OĞUZ Meydandaki caminin arkasında kalan küçük şadırvanın hemen sağındaki kahve… Aslında kahve demek tam olarak tanımlamaz burayı çünkü zihnimizde canlanan kahveler gibi sigara dumanı,...

RÜMEYSA OĞUZ Bugün benim ölüm günüm. Öyle şaşırılacak bir şey yok bunda; şaka da yapmıyorum hem. Dile kolay tam 66 yıl yaşadığım evden, belim kırıldığı...

RÜMEYSA OĞUZ Bazen böyle olur işte; hiç beklemediğin anda, bir sızı oturur yüreğine. Kendini yapayalnız hisseder, “Kimse beni anlamıyor” dersin. Bazen böyle olur… Tıpkı ona,...
59,032BeğenenlerBeğen
43,261TakipçilerTakip Et