ANA SAYFA      HAKKIMIZDA      ABONELİK      KÜNYE VE İLETİŞİM     

Aylık Aile Dergisi
ISSN 1306-0872
picturepicturepicturepicture
picturepicturepicturepicture
picturepicturepicturepicture
picturepicturepicturepicture
picturepicturepicturepicture
picturepicturepicturepicture
Temmuz 2007 22.SAYI
Sanat eserleri başta taşınıyor

Ayşe OLGUN kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı.


Ellerinde fırça ve boyalarla kişiye özel eşarp tasarlayan hanımların açtıkları atölyeler, butik eşarp tercih eden hanımların yeni adresleri. Atölyelerde hanımlar, sanatkar ruhlarını eşarplara nakşediyor. Eşarp tasarlatan müşteriler arasında bakan, milletvekili eşleri, yazarlar ve iş kadınları da var. Atölyeye gelen müşterilerle birlikte renkler ve işlenecek desenler seçiliyor. Eşarpların üzerine geleneksel el sanatlarından ebrunun yanında, batik, tezhip ya da fırçalarla resim yapılıyor. Özel günler için hazırlanmış elbiselerin üzerine tasarlanan eşarplar ayrıca yaldızlı boyalarla renklendiriliyor. Son birkaç yıldır sayıları hızla artan atölyelerde kişiye özel üretilen bu eşarplar başörtülü hanımlar arasında büyük ilgi görüyor.

Butik eşarp istiyorlar

İşin erbaplarından biri Üsküdar Emniyet Mahallesi’nde 15 yıldır kişiye özel eşarp tasarlayan Mülkesin Kara. İlk başta batik tarzı eşarp boyayarak başlamış çalışmaya. “Tesettürlü hanımlar bundan 20-25 yıl önce büyük boy eşarp bulamaz, kumaş kestirir ve bu kumaşlardan eşarp yapardı” diyen Kara, o dönemlerde gelen büyük boy eşarp talebi üzerine batik eşarp yapmaya başladığını söylüyor. Sonra işini büyüterek geleneksel el sanatlarından ebru dersi almış. Resimle de arası iyi olan Mülkesin Kara, şimdi Kader Bulun ve Aysel İnce ile birlikte atölyesinde tezhip, resim ve ebrudan yola çıkarak sanat eseri gibi eşarplar tasarlıyor. Son yıllarda butikleşmenin yaygınlaştığını söyleyen Kara, bu tarzdan etkilenen tesettürlülerin de butik eşarba yöneldiğini belirtiyor.

Mükesin Kara, tasarladıkları eşarplarda günün moda renklerini çalıştıklarını ifade ediyor ve şu bilgileri veriyor: “Genelde atölyemize özel günler için alınan kıyafetlerle geliyor hanımlar. Eşarp seçerken o kıyafeti tamamlayacak renk ve modeli tercih ediyoruz. Abiye kıyafetler için daha ağır renkleri tercih ediyoruz altın suyuyla işlemeler yapıyoruz. Genç kesim ise spor kıyafetlerle kullanacakları daha canlı ve renkli eşarplar istiyor.” Kara’nın ten renklerine göre eşarp seçmek isteyenlere önerileri ise şöyle: “Buğday tenliler hemen her renk eşarbı rahatça kullanabilir. Soğuk esmerler kırmızı, kırık oranj, acı yeşil ve menekşe mavisini tercih edebilir. Parlak esmerler canlı tüm renkleri kullanabilir. Yine turkuaz, lila gibi renkleri seçebilirler. Beyaz tenliler açık renk ve özellikle zemini beyaz eşarplardan kaçınsınlar. Daha koyu renkleri tercih etsinler.”

Abiye üstüne şifon ipek

12 yıldır kişiye özel eşarp hazırlayan bir başka isim Melike Özen. Fatih’te oturan Özen tasarımlarını evinde yapıyor. Bu işe arkadaşıyla birlikte açtığı modaevinde başlamış. Hazırladıkları abiyelerin üstüne istedikleri ebat ve renkte sade, düz renk eşarplar bulamayınca oturup ipek şifonlarla eşarplar tasarlamış. Birbirinden farklı iki renkteki ipek şifonları bir araya getirip yanlarına yine kendi kumaşından saçaklar ekleyen Melike Özen’in bu tasarımı kısa sürede tesettürlü kesimin en çok talep ettiği eşarplardan biri olmuş. Şimdi ise sadece abiye kıyafetlere değil günlük hayatta da kullanılacak boyutta eşarplar hazırlıyor.

Özen, “Günlük kıyafetle kullanılanlar küçük boy eşarplar. Abiyeler üzerine yaptıklarımız ise çok daha büyük boy. Çünkü abiyenin eşarbını başta dolama yapıp saçaklı kısmını elbisenin arkasından sarkıtıyoruz. Kimi zaman eşarbın boyu 2.5 metreyi bulabiliyor” diyor. Yüz rengi ve kıyafete göre ipeklerin renklerini seçtiklerini söyleyen Özen, kırmızı ile siyahın, yeşil ile sarının birbirine çok yakıştığını dile getiriyor.

Tabloları başta taşınıyor

Ümraniye’de Karani Sanat ve Modaevi’ni açan üç arkadaş onlar. Asuman Buket Dümdüz, Münevver Yılmaz ve Ayşen Özen Çolak. “Kapımızdan giren bir bayanı baştan ayağı giydirecek şekilde hizmet veriyoruz” diyor Asuman Buket Dümdüz. Eşarptan takıya, elbiseden cekete, müşterinin her türlü talebini karşılıyorlar. Tasarladıkları eşarplarda ebru, resim ve batik kullanıyorlar. Eşarp, fırça darbeleriyle kimi zaman bir sanat eserine dönüşüyor. Asuman Buket Dümdüz aynı zamanda resim yapıyor. Gelen talepler üzerine resimlerini eşarplara işlediğini anlatıyor.
Hayal etmeyi bana bırakın!

Merve Özcan bir ebruzen. Ama o eserlerini kağıda değil kumaşa işliyor. Üsküdar’da açtığı atölyede renklerin büyülü dünyasında birbirinden güzel eşarplar yapıyor. 5 yıl önce başladığı ebruyu 3 yıldır kumaş üzerine çalıştığını söyleyen Özcan, eşarpta en çok tavus, battal ebru desenlerinin yanında gül ve lale figürlerinin beğenildiğini söylüyor. Renk olarak turkuaz, kahve ve pembe tonlarının çok gittiğini dile getiren Özcan, sanatçı ruhlu hanımların ebruli eşarpları daha çok tercih ettiğini anlatıyor. Müşterinin taleplerini göz önüne aldığını ancak yine de tekne başında ruhuna akseden renkleri ve desenleri çalıştığını söyleyen Özcan, müşterilerine, “Hayal etmeyi bana bırakın!” diyerek eşarbın tasarımında özgür çalışmak istediği konusunda önceden uyarı yapıyor.





Yazıyı paylaşın: