Kendi Evinin Misafiri Olan Çocuklar

Misafir olarak girip çıktıkları evlerimizde çocuklarımıza, imkanlarını sonuna kadar kullandıkları, kullanamadıklarında şikayet ettikleri bedelsiz bir “konaklama” hizmeti sunuyoruz. Böylece anneler temizlik robotu, babalar bankamatik olarak görülmeye başlıyor.

HATİCE METİN

Fatih’in istanbulu fethettiği yaştaki oğlunuz oyun konsolunun başından kalkamadığı için “Anne bi su getirir misin?” diyor. Analık; yemeyip yedirmek, içmeyip içirmek olduğu için de mecbur getiriyorsunuz suyu. Oğlan kim bilir hangi sanal şehirleri zaptediyor şimdi, fetih duygusuna ket vurmamak lazım. Kapıya bırakılan damacana karşısında prenses kızınızın ortopedik sistemi çaresizliğini ilan ediyor, damacanayı da siz taşıyorsunuz eve. Zamanında kömür dolu soba kovalarını da az taşımamıştınız, o yüzden kondisyonunuz yerinde, dert etmiyorsunuz. Yeter ki evlatlarınız rahat etsin… Evlatlarımız rahat etsin tabii ama evi onlar için beş yıldızlı otel haline getirmemiz ne kadar doğru? “Misafirimizsiniz” ilkesinden yola çıkmasak da çocuklarımıza misafir olarak girip çıktıkları evlerimizde, imkanlarını sonuna kadar kullandıkları, kullanamadıklarında şikayet ettikleri bedelsiz bir “konaklama” hizmeti sunuyoruz. Böylece anneler temizlik robotu, babalar bankamatik olarak görülmeye başlıyor. Bu son cümleyi aklınızda tutun lütfen…

Bu Çocuklar Hesap Sorar Hesap Vermezler

Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig’te “Tecrübeli, yaşını başını almış ve çocuk sahibi kişi ne der, dinle: Kimin çocukları naz içinde yetiştirilirse, o kimseye ağlamak düşer, keder ona yazılıdır” diyor. Hacip’in yüzyıllar önce dile getirdiği ve bugün de geçerliliğini koruyan bu hakikat, insanoğlunun değişmeyen kaderine işaret ediyor: “Sorumluluk bilinci kazanmamış kişinin sonu hüsrandır.”

Çünkü sorumluluklarını üzerine alamayan kişi en başta kendi işlerini yapmaktan acizdir. Bu yüzden hep başkalarına muhtaç kalır. Sofranın kurulmasına yardım etmeyen evlat, annesinin yokluğunda bir makarna bile pişiremez. Kendi hatalarını kabul edemez; yaşadığı problemlerde suçu başka insanlara, olaylara, şartlara atar.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi KASIM 2019 sayısında.