Kaygılı Ebeveynlerin Endişeli Çocukları

Türlü tehlikelerle dolu, kolay kolay kimseye güvenemediğimiz bu devirde çocuğumuz için endişeye kapılmamız, onu korumak için seferber olmamız anlaşılabilir bir durum. Fakat kimi zaman kendimizi kifayetsiz hissedip yersiz korkulara da kapılabiliyoruz.

ELİF ÖZDEMİR

Ebeveyn olmak, ömür boyu sürecek bir anlaşmaya imza atmak gibi adeta. O imzayı attığımız andan itibaren evlatlarımızı daima sevip korumaya, iyi olmaları için elimizden gelen ne varsa yüksünmeden yapmaya gönüllü oluyoruz. Ne var ki anne baba olmanın hamuru, sevgi kadar endişeyle de yoğrulmuş. O yüzden yavrumuzu daha kucağımıza almadan telaşlanmaya başlıyoruz ister istemez. “Sağlığı iyi mi, gelişimi normal mi, iyi ebeveynler olabilecek miyiz?” diye düşünüp duruyoruz önce. Onu kucağımıza aldıktan sonra ise “Az mı yedi? Niye uyumadı? Daha kalın mı giydirseydik? O şekeri yedirmese miydik? Acaba okulda mutlu mu, ona zarar veren biri mi var?” diye meraklanıyor, etrafımızı saran kaygı bulutları arasında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Zira o endişeyle yaşayıp başa çıkmayı öğrenmek de ebeveynliğin gereklerinden. Başarısız, üzgün veya yılgın olduklarında bile sakin kalıp onlara destek olmaya, kaygımızı gizleyip metanetimizden güç almalarını sağlamaya mecburuz. Yine de bu konuda her zaman başarılı olamadığımız ve kaygımızın bizi yönetmesine izin verdiğimiz bir gerçek.

Aileler Neden Endişeli?

Türlü tehlikelerle dolu, kolay kolay kimseye güvenemediğimiz bu devirde çocuğumuz için endişeye kapılmamız, onu korumak için seferber olmamız anlaşılabilir bir durum. Fakat kimi zaman kendimizi kifayetsiz hissedip yersiz korkulara da kapılabiliyoruz. Herkesin ideal anne baba tutumları üzerine ahkam kestiği, fenomen annelerin çoğaldığı, “mükemmel ebeveynlik” üzerine birbiriyle çelişen görüşlerin etrafa boca edildiği günümüzde, ailelerin sıklıkla yetersizlik duygusuna kapıldığı görülüyor. Toplum ve çevre baskısının yanı sıra sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden de etkilenen anne babalar, çocuklarına yetememe, onlara faydalı olamama, gelebilecek zararları engelleyememe endişesiyle dolabiliyorlar bu nedenle. Annelerin bu konuda biraz daha fazla etkilendiği, evhama kapılıp kendini kötü hissettiği, bu sebeple çocuğa fazlaca müdahalede bulunduğu söylenebilir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi KASIM 2019 sayısında.