Şimdi Ben Öğrenci Olmuştum Alper İse Öğretmenim

İçimde fırtınalar kopmuştu. Yıllar önceki öğrencim Alper şimdi karşıma çıkmıştı ve bana güzel bir ders veriyordu. Belki bir uyarıydı bu. Evet evet, ihtiyacım olanı yani daha doğrusu unutmamam gerekeni bana hatırlatıyordu.

CEZMİ EŞELİOĞLU

Bu yaşadığımız dünyanın da bir ömrü vardır, aynı biz canlılar gibi. İnsanlar doğar, yaşar ve ölürler. Ne doğum vaktimizi biliriz ne de ölüm şeklimizi… Nasıl yaşadığımız önemlidir. Bir bir sorulacak yaptıklarımızın sebebi. O sorgu zamanından sonra ebedi yurdumuza gideceğiz. Sonu ya hüsran ya da mutluluk… Sonumuzun ne olacağı, buradaki yaşantımızın mahsülü olarak çıkacak karşımıza. Yani ne yaparsak yapalım, kendimize yapacağız!

Çoğunlukla unuturuz neden nefes aldığımızı. Dünya nimetlerinin peşinde koşarız sonrasını unutarak. Lakin her yaptığımız kayıt altına alınmaktadır. Biz unutsak, unutmayacak olan vardır; her şeyin sahibi, affedici olan… Halbuki bizleri yaratan ve doyuran, buyurmuş neden nefes aldığımızı: “İnsanları ve cinleri, ancak bana kulluk yapsınlar diye yarattım.” (Zariyat, 56)

Yıllar önceydi… Özel bir kurumda çalışırken bir öğrencim vardı, adı Alper. Alper ile çok uzun zaman sonra şu anda çalıştığım özel eğitim meslek okulu müdürlüğünün odasında karşılaştık. Müdür Bey’in odasına bir konu için girmiştim. İşimi bitirip sınıfıma gitmek için dışarı çıktım. Fakat ben kapıyı kapatınca “Cezmi Hocam!” diye bir ses duydum; “Müdür Bey sizi çağırıyor.”

Geri döndüm, müdürümüz Osman Bey karşısında annesiyle beraber oturan genci tanıyıp tanımadığımı sordu. “Tanıyamadım” dedikten sonra annesi söze girdi: “Hocam Alper unutmamış sizi, siz odadan çıkınca ‘Cezmi Hocam’ dedi.”

Bu Dünya Boş Cezmi Hocam

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi EYLÜL 2019 sayısında.