Can Parçası

Eve gelen müjdenin her bir anı tebessüm vesilesidir. Ağlasa da gülse de anne babanın yüzü güler. Yürek lügatidir, bigane olanlar bilmez. Yenmez yedirilir, giyilmez giydirilir, uyunmaz evlat beklenir, rüyalar ona saklanır.

ALİ SÖZER

Necip Fazıl’ın “Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk; / Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk…” mısralarından daha güzel bir tarifi var mıdır onların, bilinmez. Ancak evlatlar, anne ve babanın yeniden çocukluğa dönmesi ve kendini keşfetmesidir. Tıpkı şairin dediği gibi: “Şimdi hangi kitaplardan / Öğreneceksiniz onu, / Gelmiyorsa bazı şeyler / Çocukluktan geçerek.”

Bir dil harf harf, kelime kelime yeniden nasıl öğrenilir? Bir lügatin içindeki her bir kelimenin anlamı tekrar nasıl belirginleşir? Dünya bir yana evlat bir yana tavrı, ne zaman girmiştir de esip durmaktadır anne ve babanın damarlarında? Nasıl, nerede ve ne zaman?

Tabii ki dünyadaki bütün seslerin sükuta büründüğü zamanlarda…

Irmakların çağıltısı duyulmaz mı uzaklardan? Duyulur. Ama anne babalar duymaz. Kuşların sesleri serin şen sabahları doldurmaz mı? Doldurur. Ancak anne baba evin muştusuna kulak kesilmiştir. Öyledir, evlatlar eve gelen müjdedir. Bundandır “Büşra”, “Müjde” veya “Mizgin” diye isim verilmesi. Evlatlar eve gelen müjdedir. Bundandır eve bereket ve bolluğun gelmesi, sadakaların verilmesi, tebessümlerin çoğalması.

Şair Necatigil’in “Kaybedilmemiş ki  / Hatıralar sağ olsun! / Işıklar yandıkça / Yeri belli çocukluğun” deyişi gibi, eve gelen müjdenin de yeri bellidir daha gelmeden. Köşesi belli…

Lügatlere Kaydolmak

Lügatlerdeki kelimeler bir bir belirginleşir dedik ya… İlkin anne ve baba kaydı yaptırılır. Artık bu ünvanlar alınmıştır. Fakat anne ve baba olmanın bütün anlamları zamanla öğrenilir. Anne yemyeşil bir ovadır. Her türlü güzellik ondadır. Baba ise kocaman bir dağdır. Babalara tırmanır evlatlar, yücelere babalarla bakar. Anne dünyanın merkezidir, baba ise bu merkezden hareket eden gemilerdir. Her gün uzaklara gider gelir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi EYLÜL 2019 sayısında.