Kurban Olmak

Modern zaman insanının zihninde kurban ibadetinin mahiyetinin teşekkülü hayli zordur. Bunu anlayabilmek için kadim zamanlara yolculuk etmekte fayda var.

Modern zaman insanının zihninde kurban ibadetinin mahiyetinin teşekkülü hayli zordur. Bunu anlayabilmek için kadim zamanlara yolculuk etmekte fayda var. Zira insanoğlu yaratılışından bu yana hep bir imtihan içinde olmuştur. Yaşadığı zamanın gereklerine bağlı olarak bu imtihanın formatı biraz değişse de, fıtri olarak imtihanın manası aynıdır ve hepsinin temelinde insanın aciz bir kul olduğunun farkına varması, kendini ve tüm kainatı yaradan yüce bir varlığın olduğuna inanması ve O’na gerektiği şekilde kulluk edebilmesi yatmaktadır. İşte kurban ibadeti de bu kulluğun ifade yollarından biridir.

Bilindiği gibi Hz. İbrahim (a.s), oğlunu kurban etmesinin istendiği bir rüya görmüştü. Peygamberlerin rüyaları da vahiy olduğu için Hz. İbrahim (a.s) kendisine bu emrin Yüce Allah tarafından verildiğini biliyordu. Bir tarafta ilahi irade, diğer tarafta biricik evlat… Ancak ferman Yüce Yaratıcı’dan geliyordu ve O’nun emrine boyun eğmekte zerre kadar tereddüt göstermek bir peygamber için söz konusu olamazdı. Hz. İbrahim (a.s), ilahi iradeye tereddütsüz boyun eğdi ve oğlu yürüme çağına geldiğinde durumu kendisine bildirdi. İleride babası gibi peygamberlikle şereflenecek olan Hz. İsmail (a.s), bu payeye layık olduğunu daha o zaman gösterdi ve “Babacığım! Sana emredileni yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” diyerek, ilahi emre tereddütsüz boyun eğdi.

Olayın devamını biliyorsunuz. Baba-oğul o iki büyük insan, iki büyük peygamber, ilahi imtihanı kazandılar; Yüce Allah, Hz. İsmail’in (a.s) yerine kurban edilmek üzere bir kurbanlık gönderdi ve böylece Hz. İbrahim’in (a.s) adı ile birlikte kurban ibadeti de devam edip bize kadar geldi. Bu olayda biz müminler için son derece önemli dersler vardır. Büyük şair, merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi:

“Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez,

Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada;

Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.”

Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle, bayramınız mübarek olsun.