Her Yönüyle Öğrenci Evi Trajedisi-II

Öğrenci evlerinde kalıp okulundan mezun olan bir öğrenci, bu zaman zarfında bağışıklık sistemi çelik gibi güçlendiğinden kolay kolay yıkılmaz, herkesi hasta eden şartları dahi asla sarsılmadan atlatabilir. Erkek öğrenciler için ise öğrenci evleri, sat komandosu olma yönünde hazırlık sınıfı gibidir.

AYŞENUR USLU

Çok değerli okuyucularımız, cümleten selamünaleyküm, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Geçen ay yarıda bıraktığımız öğrenci evleri konumuza bu ay da hız kesmeden devam ediyoruz. İşte, çok farklı boyutlarıyla okurken bazılarımızın anılarını canlandıracak olan öğrenci evleri…

Bulaşık: Bulaşık meselesi ayrı bir konu başlığı olacak kadar önemlidir. Zira yemek sonrasında çöken rehavet(!), çok pardon, ders çalışma sorumluluğu ve acelesi ile öğrenciler hemen derslerinin başına koşturuverir. Bu “ders çalışma azmi” günler geçtikçe kirli tabak, bardak, çatal, bıçak, kaşık vs. katsayısında artışa sebep olur. Bir müddet en az kirli olanları tekrar kullanan, sonrasında tek kullanımlık plastik malzemelerle idare eden öğrencilerimiz eninde sonunda bulaşık yıkama gerekliliği ile yüzleşeceklerdir. Çünkü geçen zaman, bulaşıkların alt katmanlarında -yani en eski olanlarında- değişik mikroorganizmaların üremesine yol açar. Tabaklardaki yemek artıkları küflenme, mayalanma, bakterileşme oradan da minik canlı yaratıklara dönüşme sürecini bir silsile halinde takip eder. Bu dönüşüm son derece ilginçtir. Çünkü bu yaratıklar o kadar gelişip serpilir ki artık “Evde hayvan besliyorum” cümlesini kurmaya sebebiyet verir. Bekleyen bulaşıklar süreç içerisinde kendi ekosistemini oluşturup National Geographic kanalınca araştırma ve inceleme konusu olacak kadar ilerlemiştir. Artık bulaşık yıkama işi mutfak sınırlarında yapılamayacak kadar büyük bir sorundur. Sorun; varsa küvette, yoksa banyoda çamaşır leğeni içerisinde bir süre kaynar su ile kirler yumuşatılmak suretiyle çözülmeye çalışılacak; başarılı olunamazsa maalesef tüm o tabak çanaklar çöpü boylayacaktır.

Ev kokusu: Öğrenci evlerinin kendine has bir kokusu olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Malum okuldu, gezmeydi(!) pardon kütüphaneydi derken evin yolunu zor bulan öğrenciler, gün boyu kapı pencere kapalı olunca evi pek de havalandırma şansı bulamazlar.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi AĞUSTOS 2019 sayısında.