İnfak Kültürünün Taştaki Zarif Tezahürü

Sadaka taşları vesilesiyle yapılan yardımlar nakdi ve ayni olabiliyordu. Nakdi yani para yardımı özellikle uçup kaybolmaması için kağıt para yerine madeni paralar bırakılarak yapılırdı. Ayni yardımlar ise giyim, kuşam eşyalarını ve çeşitli besinleri içerirdi.

HURİYE KARNAP 

Sadaka dinimizde genel manasıyla hayır hasenat, iyilik, yardım, lütuf, ihsan, güzel davranış ve hoş sözlerin hepsine karşılık gelir. Gayesi, ihtiyaç sahibi kimselerin sıkıntılarını giderme, bilhassa maddi sıkıntılara çare bulma vesilesiyle Allah’ın rızasını kazanmaktır. Sadaka layıkıyla yapıldığında “alan el” utanca,“veren el” de gurur ve riyaya düşmez. İşte bu hayrı ve inceliği ecdadımız “sadaka taşı” üzerinden asırlarca konuşturmuş ve yaygınlaştırmıştır.

Sadaka Taşı Nasıl Ortaya Çıktı?

Son dönem Osmanlı alimlerinden İsmail Sadık Kemal’in “Nas için menfaat eden kişidir hayru’n-nas / Hak’ça da halkça da böyle idüğü zahir” dediği gibi, Osmanlı’yı medeniyet sahibi yapan olgunun temelinde, devletin hayır ve incelik üzerine kurulmuş olması yatar.

Bazı medeniyet unsurlarının bilindik manada tarihlenmesi güç olsa da rakamsal ifadelerden ziyade vicdan ve o vicdanı besleyen maneviyatın varlığı, devletin asırlar boyu korunan kimliğini anlamada yeterli görülür. Sadaka taşı uygulaması da oldukça önemli bir maneviyat tezahürüdür. Zamana ve mekana bağlı olarak “sadak taşı”, “sadaka çukuru”, “zekat kuyusu”, “zekat taşı”, “dilenci mihrabı”, “hayrat deliği”, “hacet taşı” ve  “ihtiyaçgah” gibi farklı isimlerle bilinen sadaka taşının yaygın olduğu coğrafya her ne kadar Selçuklu ve Osmanlı idaresindeki bölgeler ise de mühim olan bu coğrafyanın kimliğini oluşturan İslam dinidir, yani taşa işlenen imandır, infaktır.

Sadaka Taşının Şekli ve İşlevi

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi TEMMUZ 2019 sayısında.