Elinizdeki Aile Nimetinin Farkında mısınız?

Ne yazık ki çoğumuzun hayat şartları sılayırahim yapmayı zorlaştırıyor fakat yine de elimizden geldiğince ana babamıza, kardeşlerimize, akrabalarımıza zaman ayırmamız gerekiyor. “Zaman ayırma” derken, buna sadece verici olan taraf bizmişiz gibi bakmak doğru olmaz; bizim akrabalarımıza zaman ayırdığımız kadar onlar da bize zaman ayırıyor.

HATİCE METİN

Şükür ki her türlü yozlaşmaya rağmen aile olmayı başarabilen bir toplumuz. Geçtiğimiz aylarda haber bültenlerine konu olan Japonların dramı, elimizdeki bu büyük nimete sahip çıkmamız gerektiğini gösteren ibretlik bir olay olarak kayıtlara geçti. Doğum günleri, düğünler gibi özel günlerde yalnızlığını unutmak isteyen bazı Japonlar, oyuncu kiralayarak kendilerine geçici aile bireyleri temin edip sahte bir aile atmosferi oluşturuyorlardı.

Çalışkanlıkları ile her fırsatta kendimize örnek almamız gerektiği söylenen bir milletin düştüğü bu durum esasında birilerini örnek alırken ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini de gösteriyordu. Öne çıkarılan değerleri çalışmak ve kazanmak olan bu millete bakınca “Ailesiz kalmak pahasına mı çalışmak ve kazanmak?” sorusunu sormak işten bile değil.

Benzer bir olay da maraton esnasında ayağı sakatlandığı halde koşuyu bırakmayan atletle gündeme gelmişti. Ayağı sakatlandığı için neredeyse sürünerek bitiş çizgisine gelen bu kez bir Çinliydi ve çalışmak, azmetmek, pes etmemek konusunda örnek gösteriliyordu. Fakat bir insanın “azimli ve pes etmeyen sporcu” kimliğini kaybetmemek adına insanlığını yok saydığını görmek pek de zor değildi.

Elbette çalışkanlık, azim, yaptığı işe saygılı olmak çok önemli değerler fakat hayatımızdaki önem sırasını ıskalayıp bunları her şeyin üzerine oturtmak ne yazık ki beklenen hayırlı neticeye ulaştırmıyor. Tam tersi; uğruna ailemizi, sağlığımızı, psikolojimizi feda ettiğimiz birer hırs çemberine hapsolduğumuz gerçeğini yüzümüze vuruyor.

Çok Çalış(k)an Anne Babalara…

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi HAZİRAN 2019 sayısında.