Ecdadın Okuma Kültürü

Kıraat meclislerinde yüksek sesle halka okunmak üzere yazılmış kitaplar bulunur ve bu kitapların tümüne “halk kitapları” denirdi. Bu usülde okunmak üzere hazırlanmış halk kitapları öncelikle imana, ibadete, ahlaka dair eserlerden oluşmaktaydı.

HURİYE KARNAP 

Geleneğimizde kitap ve kitaba dair her şeye son derece kıymet verilmiştir. Öyle ki evvelden her evde küçük de olsa kütüphane bulunurdu. Bu kütüphanelerde Kur’an-ı Kerim, Mesnevi, Muhammediye, Fuzuli Divanı, Ahmediyye, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Mektubat ve Hz. Ali’nin cenklerini anlatan kitaplar mutlaka olurdu.

Şu halde günümüz ölçülerine göre olmasa da ecdadımızın iyi bir okur olduğunu söylemek mümkün. Başka bir deyişle, bu okurluğu şöyle izah edebiliriz: Bugün bildiğimiz manada kitap kurdu olmayanlarımız bile dijital okuma yöntemiyle -herhangi bir metnin seslendirilmesi, görselleştirilmesi ile- kitabın muhtevasından haberdar olabiliyor. Ecdadımız işte bu dijital okumaya benzer bir uygulamayı geçmişte kıraat meclisleri ile yapardı.

Kıraat Meclisi

Yüksek sesle kitap okumaya kıraat, belirlenen bir zaman ve mekanda bu kıraati dinlemek üzere bir araya gelen topluluğa da kıraat meclisi denirdi. Ta Selçuklulardan beri Anadolu’da yapılan bu tarz okuma ve okunanı dinleme programları, halkın bilgi edinmesi için mühim bir vesileydi. Böylece okuma yazması olmayanlar dahi gerek din, gerekse edebi konularda belli bir bilinç seviyesine rahatlıkla sahip olurdu. Mesela camilerde yatsı namazından sonra dini bilgi veren kitaplar okunmaktaydı. Ramazanlarda özellikle teravihten önce ve sonra bu meclislerde toplanan cemaate akaid, fıkıh, siyer gibi konuları içeren çeşitli kitaplar yanında ahlaki bilgi ve öğütler veren dini hikayeler de okunurdu.

Kahvehanelerde kahramanlık kitaplarının yanında macera kitaplarını bir okuyandan dinlemek pek revaçta idi. Evlerde de uzun kış gecelerinde kıraat meclisleri olurdu. Aile fertleri ve komşular belirlenen bir evde düzenlenen toplantıya giderek okunan kitabı sessizce dinlerler, toplantı bitince ertesi gece aynı saatte aynı yerde bulunmak üzere sözleşerek dağılırlardı.

Halk Kitapları

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi HAZİRAN 2019 sayısında.