Kabz’ın da Bir Bast’ın da Bir

Ecnebi bir düşünür insanın; kendi varlığı kendisi için bir problem olan, bu problemi çözmek zorunda bulunan ve bu problemden kaçıp kurtulması mümkün olmayan tek varlık olduğunu söylemiş. Doğru söze ne hacet…

ELİFE ATEŞ

Ecnebi bir düşünür insanın; kendi varlığı kendisi için bir problem olan, bu problemi çözmek zorunda bulunan ve bu problemden kaçıp kurtulması mümkün olmayan tek varlık olduğunu söylemiş. Doğru söze ne hacet… İnsan, gelişime programlanmış bir varlıktır. Fıtratı itibariyle sürekli kendisini geliştirmesi gerekir. Bu gelişim de dört boyutta ilerler. Bu dört boyutun ihtiyaçlarının biri eksik kaldığında ise sistem arıza verir.

İnsanın Beden Boyutu

Birinci boyutta fiziki ihtiyaçlar yer alır. Bunlar en gözle görülebilir ihtiyaçlar olduklarından kolayca karşılarız. Hatta karşılamazsak zararını anında görürüz. Bir gün su içmesek bütün sistem sallanır… Gelişimini ve dahi değişimini sürekli ve net gözlemleyebildiğimiz en net boyutumuzdur “beden”. Zira kendisi bebekken çocuklaşır, çocukken erginleşir, gençleşir, yaşlanır ve en nihayetinde onu elbise gibi çıkarıp bir kenara bırakır ve dar-ı bekaya gideriz.

İnsanın Zihin Boyutu

Zihnimizin de tekamülü gözlemlenebilir bir hadisedir, bedenin gelişimiyle paralel bir seyri vardır. Kainatı okudukça genişler. Bu ikinci boyutumuz, zihinsel faaliyetleri ele aldığımız boyutumuzdur. İllaki bilimsel bir faaliyet içinde bulunmak, kitap okumak vs. değildir kastımız. Düşünmek… Yaratılışımız üzerine düşünmek. Neden sırtımızı dünya gözüyle göremiyoruz? Dalak, böbrek, ciğer içimizde bizden habersiz ne işler karıştırıyor? Neden kalbimize en ufak bir müdahalemiz olamıyor, “Azıcık kapatalım da dinlensin” diyemiyoruz örneğin? Enerjisi bitmeyen bir motor gibi sürekli çalışıyor. Tabii, kuru kuru tefekkür olmaz. Kainatı okumak gerekir; kitap okumak, ilim insanlarını dinlemek, idrak sahiplerini dinlemek… Zihinsel sistemimizin çarkı bilgiyle döner.

İnsanın Duyusal ve İlahi Boyutu

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi NİSAN 2019 sayısında.