Namazın Şartları ve Rükünleri

İslam bilginleri, kıraat farizasının ancak Kur’an’ın asıl metniyle yapılması halinde yerine getirilmiş olacağı hususunda görüş birliği içindedirler. Kıraatin nafile namazların, vitir namazının ve iki rekatlı namazların bütün rekatlarında, dört veya üç rekatlı farz namazların ise herhangi iki rekatında yapılması farzdır.

DR. HÜSEYİN OKUR
Kıraat

Namazın içindeki farzlarından (rükünlerinden) üçüncüsü kıraattir. Kıraat, sözlükte okumak demektir. Fıkıhta ise namaz kılan kişinin, Kur’an’ın ayetlerinden belirli bir miktarını kendisinin işitebileceği ölçüde bir sesle okumasını ifade eder. “Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun.” (Müzzemmil, 20) ayeti kıraatin farziyetine işaret eder. Hz. Peygamber de (s.a.v) “Kıraatsiz namaz yoktur” (Müslim, Salat, 42) buyurmuştur.

Tek başına namaz kılan kişi, bir miktar Kur’an ayetini ayakta iken kendi işiteceği ölçüde ve harflerini belirterek (hafi) okur. İmam ise, sesli namazlarda yakınında bulunanların işiteceği bir ses tonuyla (cehri) okur.

Namazda farz olan kıraat miktarına gelince, bu miktar Ebu Hanife’ye (rh.a) göre her rekatta kısa da olsa bir ayettir. Fakat Ebu Yusuf’a, İmam Muhammed’e ve Ebu Hanife’den (r.aleyhim) nakledilen başka bir rivayete göre bu miktar, kısa üç ayet veya bu miktarda uzun bir ayettir. Hanefi mezhebinde imama uyan kimsenin Kur’an okuması gerekmez; onun hem sesli hem de sessiz namazlarda susması vaciptir. “İmamın kıraati, ona uyan cemaatin de kıraatidir” (İbn Mace, İkame, 18) hadisi bu konudaki delillerden biridir. İmama uyanın kıraat etmesi tahrimen mekruhtur. Yalnız gizli okunan namazlarda İmam Muhammed, cemaatin de kıraatte bulunmasına cevaz vermiştir.

İslam bilginleri, kıraat farizasının ancak Kur’an’ın asıl metniyle yapılması halinde yerine getirilmiş olacağı hususunda görüş birliği içindedirler.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi MART 2019 sayısında.