Bahar Gelmiş Hoş Gelmiş

ELİFE ATEŞ

Her ne kadar “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” denmişse de mart ayı kuştan, böcekten, arıdan, çiçekten müjdeler veren bahar mevsiminin ilk ayıdır. Lakin atalarımız kendisine “Mart ayı, dert ayı” da demişlerdir. Nitekim kendisi kıştan sonra geldiği için erzaklar tükenmiş, yakacak odun kömür kalmamıştır. Bir de sağı solu belli olmaz tabii. Havalar çok değişkendir ve hastalıklar bu ayda pek bir artar. Hatta her an değişebilen, ne edeceği belirsiz her türlü havaya bu hasepten “mart havası” derler. Ve dahi sağı solu belli olmayan insanlar için de “mart havası gibi” tabirini kullanırlar.

MART İÇERİ PİRE DIŞARI

Eskiden mart ayında pirelerin görülme oranı artarmış. Özellikle “kocakarı soğuğu” denen soğuğun ardından bahar sıcağı geliverirmiş. Bu sıcaktan nemalanan pireler kendilerini ortaya atıverirlermiş. “Mart içeri, pire dışarı” tabiri; birinin meclise gelmesinden huzursuzlanıp ben diyeyim jet, siz deyin “pire” hızıyla ortamı terk eden kişiler için de kullanılırmış. Atalarımız amma da latifeci insanlarmış.

ANDELİBLERİ FERYAT ETTİREN MART

Mart ayının üçüncü haftasında vuku bulan bir fırtınaya “mart dokuzu” denmekte imiş. Martın 22’sinde meydana gelen bu fırtınaya ata dedelerimiz “feryad-ı andelib” de demişler. Andelib Arapçada “bülbül” demektir pek muhterem okurlar.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi MART 2019 sayısında.