Eski Köye Yeni Adet Getiren İcatlar

Evlerimizin baş köşesinde yer alan, koltukların bile yerini belirleyen, kimine göre “aptal kutusu” kimine göre olmazsa olmaz, çağın icadı.

PERİHAN MURAT

Televizyon: Evlerimizin baş köşesinde yer alan, koltukların bile yerini belirleyen, kimine göre “aptal kutusu” kimine göre olmazsa olmaz, çağın icadı. Radyodan sonra hem ses hem de görüntüyü evimize taşıyarak şaşkınlığımızı arttıran, göz kamaştırıcı aygıt. Renklenip incelerek hatta akıllılaşarak çeşit çeşit ebatlarda evlerimize hatta baş köşemize kurulan belki de tek icat. Bazı evlerde ses olsun diye 7/24 çalışan, bazılarında ise çocuk bakıcısı olup miniklerin ilgisini üzerine çeken televizyon sıradan bir makine değil. Dünyayı evimize getirirken bizdeki birçok şeyi de getirdiklerine benzetebilen; hatta kemikleşmiş alışkanlıklarımızı dahi değiştirebilecek bir güce sahip. Takip ettiğimiz programların saatlerine göre misafir çağırmaya, sohbet etmeye, yemek saatini ayarlamaya, gezmeye gitmeye karar vermemiz bundandır. Zamanla evimizdeki insanların yüzüne değil de televizyondaki insanların yüzüne daha çok bakar, onların dilinden konuşmaya bile başlarız. Bu sebeple televizyonun evimize ilk gelişiyle bir çağın kapanıp yeni bir çağın başladığını söylesek abartmış olmayız. Çünkü hala evlerimizde en çok konuşan o, en çok sözü geçen yine o…

Ev Telefonu: Cep telefonlarının çıkmasıyla tahtından olan ama yine de evlerimizin bir köşesinde sessiz sedasız duran iletişim aracımızdır. Günümüzde nadiren çalan ev telefonlarının sesi genellikle orta yaş üstünde hısım akrabalarımızdan gelen aramalar sayesinde duyulmaktadır. Oysa ev telefonlarının baş köşede olup pek kıymet gördüğü, komşuda olup bizde olmadığı zamanlar vardı. İşte o zamanlarda memleketten gelen güzel ya da acı haberler hep birlikte alınırdı. Evde telefon olması herkese nasip olmazdı belki ama komşu komşunun halinden anlardı.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi MART 2019 sayısında.