Tek Derdi Dünyalık Olanın Sonu Hüsran Olur

Dünya hayatı geçici, dünya ise bir imtihan yeridir. Nefsine ve şeytana uyan insan bu hakikati unutur, ölümü aklından çıkarır, hiç ölmeyeceğini zannederek dünya hayatına dalar, uzun emeller içerisinde olur.

İSMAİL İHTİYAR

Dünya hayatı geçici, dünya ise bir imtihan yeridir. Nefsine ve şeytana uyan insan bu hakikati unutur, ölümü aklından çıkarır, hiç ölmeyeceğini zannederek dünya hayatına dalar, uzun emeller içerisinde olur. Sadece dünyalığına çalışan kişi hedeflediği birçok şeye ulaşamadan bu dünyadan göçüp gider. Eşrefoğlu Rumi, dünya hayatına dalan kişiyi şöyle tarif eder: “Bugünkü işinin düşüncesini bırakarak yarınki işlerinin düşüncesine dalar. Zamanla bir yıllık, iki yıllık işleri düşünür hale gelir. Ölçe biçe, düşüne düşüne işleri bir derya olur. O kimse de bu deryada bir dalgıç olur. Daha derin denizlere dalmak ister. İnerken de yorulur; gücü, takati kalmaz. Diplere inip bir şey bulup çıkaramaz. Muradını elde edemez. Kıyıya çıkmak ister ancak uzakta kaldığından ona da ulaşamaz ve boğulur gider.” (Eşrefoğlu Rumi, Müzekki’n-Nüfus, s. 231)

Niyet Ahiret İçin Olmalıdır

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Bir kimsenin niyeti ahiret olursa, Allah (c.c) onun parçalanmış bütün işlerini bir araya getirir, yoluna koyar. Zenginliğini kalbine yerleştirir (kanaat ettirir). O istemediği halde dünya onun ayağına gelir. Bir kimsenin niyeti dünyalık elde etmek olursa, Allah (c.c) onun bütün işlerini bölük pörçük eder. Fakirliği onun iki kaşı arasına koyar (fakirlik onun gözünün önünden gitmez). Dünyalık nimetler ise sadece Allah’ın ona takdir ettiği kadar verilir.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/183)

Gönül, Dünya Sevgisinin Yeri Değildir

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi ŞUBAT 2019 sayısında.