İstikamet Ehli Bir Sufi Hanım: Tilmize (rh.a)

Tilmize’nin keşif, müşahede ve keramet ehli bir hanım olduğuna Bağdatlılar tanıklık etmiştir. O, istikametinin, kuvvetli iman, ilim ve salih amel üzere olan yaşantısının mükafatını evladına yeniden kavuşmakla almıştır.

HACER ERDEM

Tilmize (rh.a) hicri üçüncü asırda yaşamış, Bağdatlı sufi hanımlardandır. Büyük arif Seri Sakati’nin (k.s) müridelerindendir. Tasavvufi eserlerde Seri Sakati’nin öğrencisi manasında “Tilmize-i Seri Sakati” lakabıyla anılmış ve gerçek ismi unutulmuştur.

Tilmize (rh.a) küçük yaşlardan itibaren dönemin ilim ve irfan meclislerine katılmıştır. Buralarda ilim tahsil etmiş, ayrıca tasavvufi hayatın bir gereği olarak hizmet etmiştir. Farzlar, vacipler kadar sünnete de son derece ihtimam göstermiştir. Öyle ki herkes onun istikametine ve din gayretine gıpta etmiştir.

Tilmize, bir evi çekip çevirebilecek yaşa geldiğinde dönemin örfü üzere evlendirildi. Nitekim o, yaşından çok daha olgun hareket eden ve düşünen bir gençti. Kendisi gibi derviş meşrepli olan kocası ile iyi geçim sağladı ve bu evlilikten bir erkek evladı oldu. Çocuğun ismini Allah Rasulü’nün (s.a.v) izinde yürüsün ve ona sadık olsun diye “Muhammed” koydular.

Tilmize çocuğuna abdestsiz süt emzirmemeye, helal lokma yedirmeye, doğru örnek olmaya son derece dikkat ederdi. Mektep yaşına gelince şeyhi Seri Sakati’ye oğlunu teslim etti. O da bu istidatlı öğrenciyi, İslami ilimleri tahsil etmesi için yeğeni Cüneyd-i Bağdadi’nin (rh.a) medresesine verdi.

Seri Sakati, Bağdat’ın Kerh semtinde dünyaya gelmiştir. Ancak Kerhi nispesiyle anılmamış, bunun yerine baba mesleği olan hurdacılığa nispetle “Sakati” nispesiyle meşhur olmuştur. Hadis ilmini tahsil için Mekke’ye gitmiştir. Maruf-i Kerhi ve Habib er-Rai gibi seçkin sufilere yetişmiş, onlardan tasavvuf yolunun inceliklerini öğrenmiştir. Zahir ve batın ilimleri tahsilden sonra Bağdat’ta baba mesleğini devam ettirip kendi alın teriyle nafakasını temin etmiştir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi ŞUBAT 2019 sayısında.