Namazın Şartları II

Namaz vakitlerinin başlangıç ve sonu Hz. Peygamber’in (s.a.v) uygulamalarından öğrenilmiştir. Peygamber Efendimiz ise bu vakitleri, kendisine Kabe’de iki gün imamlık yapan Cebrail’den (a.s.) öğrenmiştir.

DR. HÜSEYİN OKUR

İstikbal-i kıble, kıbleye yönelmek demektir. Müslümanların kıblesi Mekke’de Mescid-i Haram’ın içinde bulunan Kabe-i Muazzama’dır. Kıbleye yönelmek namazın şartlarından biridir. Kıbleden başka tarafa bilerek yönelen kişinin namazı ve tilavet secdesi sahih olmaz. Ayette şöyle buyurulur: “… Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir; nerede olursanız olun yüzünüzü o yöne çevirin!..” (Bakara, 144) Kabenin yakınında olup onu gören kimsenin bizzat Kabe’ye, uzakta olan kimsenin ise Kabe tarafına yönelmesi yeterlidir.

Kabe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kabe yönünden) sapma sayılmaz. Sapma derecesi daha fazla olursa “kıbleye yönelme” şartı gerçekleşmemiş olur. Namazda yüzünü kıbleden başka bir yöne çeviren kimse harama yakın bir günah işlemiş olmakla birlikte bu kişinin namazı bozulmaz. Ancak göğsünü başka bir yöne çevirmesi durumunda namazı bozulur.

Kıblenin ne tarafta olduğunu bilmeyen kimse, soracak birini bulamadığı takdirde yıldız, güneş, rüzgar gibi birtakım doğal alametlere dayanarak kıble yönünü bulmaya çabalar ve kanaat getirdiği tarafa yönelerek namazını kılar. Namazı kıldıktan sonra kıblenin kendi yöneldiği tarafta olmadığı ortaya çıksa bile, kendisi bu yöne ictihad ederek, yani birtakım alametlere dayanarak bu sonuca ulaştığı için, namazı yeniden kılması gerekmez. Fakat namaz esnasında kıble yönünü anlaması halinde, namazını bozmadan o tarafa yönelir ve namazını tamamlar. Bir kimse hasta olduğu için veya düşman, yırtıcı hayvan korkusu sebebiyle kıble yönüne dönemediği takdirde, gücü yettiği tarafa doğru yönelerek namazını kılar.

Vakit

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi OCAK 2019 sayısında.