Ödül ve Cezalar Nasıl Dengelenir?

Yaygın kanaatin aksine, küçük ve samimi bir övgü; çoğu zaman devasa bir ödülden çok daha anlamlı gelebilir çocuklara. Ancak elbette yapılacak övgünün de belli hudutları olması gerekir. Örneğin çocuğun kişiliğiyle ilgili iltifatlar yerine, gayret, süreç ve performansla ilgili övgüler zikredilebilir.

ELİF ÖZDEMİR

Çocuklarımızı eğitmek, onlara olumlu özellikler kazandırabilmek veya istenmeyen davranışları engellemek için kimi zaman ödül ve ceza verme yöntemlerine başvururuz. Bazılarınca cezadan uzak durup ödül ve övgüye başvurmak “iyi anne baba olma” işareti gibi görülmeye başlanmışsa da bu kanaatin doğruluk payı yoktur. Zira adına ödül dediğimiz teşvik araçları, doğru kullanılmadığında çocukların ahlakını olumsuz etkilemekte, onlara cezadan daha çok zarar verebilmektedir.

Ödül ve Övgü Yöntemi Nasıl Kullanılır?

Çocuğun bir şeyi yapmasını sağlamak için, davranışın öncesinde birtakım ödüller vadetmek yerine biz söylemeden yapılmış bir davranışı ödüllendirmek daha doğru bir tercihtir. Örneğin “Arkadaşınla güzelce oynarsan size çikolata vereceğim”, “Yemeğini bitirirsen çizgi film izlemene izin vereceğim”, “Sessiz olursan seni lunaparka götüreceğim” diyerek ödülü önceden haber vermek yerine doğal seyir takip edilmelidir. Çocuğun olumlu davranışı kendiliğinden gösterdiği, herhangi bir teşvik olmadan uyguladığı anlar yakalanmalı, sonrasında ise bu davranışa karşılık gelebilecek, abartısız ödüller sunulmalıdır. Böylece çocuk olumlu davranış göstermeye motive olur.

Örneğin kendisine alınan kitabı okuyup bitiren çocuğa önceden haber vermeksizin yeni bir kitap hediye ettiğimizde hem başarısıyla alakalı bir ödül vermiş hem de onu bu olumlu davranışı sürdürmeye teşvik etmiş oluruz. Ancak her davranışın takip edilip ödüllendirilmesi de gerekmez. Zira çocuğun her şeyin bir karşılığı olduğu fikrine kapılması da engellenmeli, bunun için ödüller “zaman zaman” verilmelidir. Böylece çocuğun, kendisi için hazırlanmış bir ödül zulası varmış gibi düşünüp sürekli beklenti içine girmesine mani olunur. Bu hususta yapılan en bariz hatalardan biri de, çocuğa “zaten yerine getirmesi gereken bir görev” karşılığında övgüde bulunmak ve ödül vermektir. Bu durum çocukta o vazifeye yönelik bilinç oluşmasını engeller. Gösterilen olumlu davranışın kalıcı hale dönüşmesi imkansızlaşır. Çocuk her başarısı veya hareketinden sonra övgü ve ödül beklemeye, bunlar kendisine verilmediğinde davranış bozuklukları göstermeye başlar.

Övgüde Ölçü Nedir?

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi OCAK 2019 sayısında.