Kışın Sonu Bahar, Ömrümüzün Sonu Selamet Olsun

Fransızca calor (ısı) kelimesiyle ferre (taşımak, getirmek) kelimesinin bir araya gelmesiyle oluşup, “ısıyı taşıyan” manasını taşımaktadır. Dünden bugüne, ısıyı taşıya taşıya nerelere geldiğimizi rahatlıkla görebiliriz.

PERİHAN MURAT

Kalorifer: Fransızca calor (ısı) kelimesiyle ferre (taşımak, getirmek) kelimesinin bir araya gelmesiyle oluşup, “ısıyı taşıyan” manasını taşımaktadır. Dünden bugüne, ısıyı taşıya taşıya nerelere geldiğimizi rahatlıkla görebiliriz. Misal bir zamanlar apartman dairelerinin lüks göstergesi olan kalorifer petekleri şimdilerin normali. Hatta sobalarımızın yerini alan bu petekler, artık yerden ısıtmalı seçenekleriyle de “Nerede o eski petekli kaloriferler…” dedirtecek boyutlara geldi. Kalorifer üzerinde ekmek kızartamaz, kestane pişiremezdik ama en azından çamaşır kurutabilir, eve gelince ellerimizi sıcacık peteklerde ısıtabilirdik. Şimdinin yerden ısıtmalı evlerinde çorapları yere sermek, acil durumlarda saç kurutma makinesiyle çamaşır kurutmak gibi çaresizliklerimiz bize teknolojinin de “bir yere kadar” olduğunu hatırlatmıyor değil. Soba bahsini hiç açmıyoruz; zira o konu hem çok uzun hem de aşırı özlem içeriyor.    

Kar: Şehir merkezlerinde yüksek yüksek binaların tepelerine konan ama bir türlü yere inmeyen kar taneciklerine bakıp hasretle bekliyoruz karı. Bu minik kristalleri en çok da çocuklar hasretle bekler. Öyle ki okullar tatil olsun diye sabah akşam pencerenin önünde “kar” duasına çıkarlar.

Kar yağınca pencere kenarında, kapı önlerinde, arabaların üzerinde biriken karları elimizle toparlayıp yuvarlamak suretiyle “kar topu” yapmak istemsizce gerçekleşen eylemlerimizdendir. Genç yaşlı herkes kar taneciklerinin saflığından ve eğlencesinden nasiplenir. Ondan sebeptir ki kar, kışın soğuğuna rağmen içimizi ısıtır. Kimi zaman kartopu yapıp tatlı tatlı atışırız kimi zaman üzerinde tüm marifetimizi gösterip çeşitli şekiller oluşturarak kardan adamlar, evler, arabalar, kaleler inşa ederiz. Kayak merkezlerini aratmayacak teknik destek ise yine evlerimizden gelir. Annelerimizin eski leğenleriyle, tepsileriyle ya da evde bulduğumuz büyük boy poşetlerle de çeşitli kış sporlarını yapma imkanı bulabiliriz. Yeterki kar ayağımızı yerden kesecek kadar yağsın…

Kar Helvası: 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi OCAK 2019 sayısında.