Güneş Gibi Bir Eş Zeyneb binti Hadir (rh.a)

“Adamlar görüyorum, hanımlarına kötü muamele ediyorlar. Halbuki ben Zeyneb’i üzsem hemen işlerim ters gider. Benim zevcem bir güneş gibidir. Diğer hanımlar yıldızlara benzer. Güneş doğunca hiç yıldızlar görünür mü?”

HACER ERDEM

Zeyneb binti Hadir, Kufeli saliha hanımlardandır. Beni Temim kabilesindendir. İffeti, zekası ve belagatıyla takdir görmüş; Kufe kadısı Kadı Şüreyh’le (rh.a) evlendirilmiştir. Kadı Şüreyh tabiinin büyüklerindendir. Genç yaşlarında Yemen’de iken Muaz b. Cebel’le (r.a) tanışmış ve hemen Müslüman olmuştur. Allah Rasulü’nü (s.a.v) ve arkadaşlarını görmeyi gönülden arzulamıştır. İlk fırsatta Medine yoluna düşmeyi ümit etmiştir. Ancak Rasulullah’ı (s.a.v) dünya gözüyle görmek nasip olmamıştır. Zira Allah Rasulü ahirete irtihal etmiştir.

Şüreyh yine de Medine’ye gidip Allah Rasulü’nün ravzasına, mescidine, ashabına yakın olmak ister. Çok geçmeden Hz. Ebu Bekir (r.a) döneminde Yemen’den Medine’ye göç eder. Nakledildiğine göre Şüreyh, Hz. Ömer’le (r.a) bir kişi arasındaki bir probleme hakemlik yapmış ve Hz. Ömer aleyhine çekinmeden karar vermiştir. Bu olayı çözmedeki yöntemi, keskin zekası ve adaletli tavrı, adalet ahlakına son derece önem veren Hz. Ömer’in (r.a) takdirini kazanmıştır. Kısa bir süre içinde Hz. Ömer, Şüreyh’i Kufe’ye kadı olarak tayin etmiştir. Kendisini İslam tarihinin meşhur “Kadı Şüreyh”i yapacak adalet hizmetlerine bu vesileyle başlamıştır.

Hz. Ali’yle (r.a) ilgili bir davada, Hz. Hasan’ın (r.a) şahitliğini kendi oğlu olduğu için kabul etmememesi, valinin bırak dediği bir mahkumu baskıya rağmen salmaması, kendi oğlunu işlediği bir suç nedeniyle hapse atması gibi adalet uygulamaları onun asırlar boyu unutulmamasına vesile olmuştur.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi OCAK 2019 sayısında.