Bir Sohbete Uğrasak…

Yunuslar, Mevlanalar, Abdulkadir Geylaniler kıtalar aşarak sohbetlerini gönüllere ulaştırmışlardır. Onların sohbetlerinin temelinde “Gel. Ne olursan ol, gel”, “Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü” ve “Sevelim sevilelim” anlayışı vardır, böylece sohbetleri kıtalar ve devirler aşmıştır.

ZEHRA KORKMAZ

Şimdi bir sohbet meclisi kurulur hayatımıza, hayatlarımıza.

Dost dostu bulur orada.

Kalp kalbi bulur.

Dertli deva bulur derdine.

“Mevlam kerim” der çünkü bir dost elini eline koyup.

Baş konuğu Peygamberimizdir (s.a.v) o meclislerin.

Gayesi Allah Teala’nın rızasıdır.

Peygamber Kültürü Sohbetler

“Erenlerin sohbeti ele giresi değil

İkrar ile gelenler mahrum kalası değil.” (İbrahim Ümmi Sinan)

Bir peygamber düşünelim, bir lider, bir muallim…

O, son peygamberdir.

Diğer peygamberler gibi sünnetidir O’nun da sohbet.

Bir peygamber düşünelim, bir mescit dolusu arkadaşıyla sohbette kimi zaman

Kimi zaman sokakta bir grup çocukla

Eşiyle sohbette, bir dostuyla sohbette kimi zaman

Kimi zaman bir bedeviyle

Eli bastonlu bir ihtiyarla kimi zaman da…

Sohbet, peygamber sünneti.

Arapça bir kelime olan sohbet, iki veya daha çok kimse arasında karşılıklı olarak dostça, arkadaşça yapılan konuşma, “hasbihal” ve “musahabe” anlamlarına gelir. Tasavvufta ise sohbet, Allah’a gönül veren insanların bir araya gelip her an O’nunla beraber olduklarını bilmenin edebi ve huzuru içinde şeyhlerinin veya aralarından ehil birinin yönlendirmesiyle yaptıkları arifane söyleşme ve halleşme anlamında kullanılır.

Efendimiz de (s.a.v) sohbetin en güzel örneklerini yaşamış ve yaşatmıştır. İslam’ı tebliğ etmekte ve insanlara insanlığını hatırlatmakta sohbeti etkili bir biçimde kullanmıştır. Sohbeti Peygamberimiz’den (s.a.v) öğrenen sahabe de iman ve hakikati sohbeti vesile ederek duyurmaya çalışmışlardır. Sonraki zamanlarda da alimler, arifler, Allah dostları yine sohbet imkanını kullanarak iman ve hakikati insanlara duyurmaya çalışmışlardır.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi OCAK 2019 sayısında.