Aile Bütçemizi Doğru Yönetebiliyor muyuz?

Unutmamak lazımdır ki kazancımız üzerinde sadece hane halkının değil, başkalarının da hakkı vardır. Zekat ve fitrenin dışında, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kimseleri gözetmek; yetimi, dulu kollamak, eşi-dostu, akrabayı gözetmek de kazancımız üzerindeki haklardandır.

DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET GAYRETLİ

Ev ekonomisi, yaşadığımız çağın eve ve aileye bakışını yansıtması bakımından dikkat çekici bir ifade. Kapitalizmin hakim olduğu günümüzde hemen her şey ekonomi gözüyle ele alınıyor. Dolayısıyla bu kavram, çağımızda çok önemli. Ancak modern zamanda çok değer atfedilen bu kavramın yeni bir şey olduğu zannedilmesin, aslında çok eskiye dayanan bir geçmişi ve kökeni var. İslam alimleri içinde bu konuyu ele alanlar daha çok ahlak ilmiyle ilgilenenlerdir. İslam ilimleri geleneğinde ele aldığımız bu konuyla iki ilmi disiplin ilgilenmiş: Birisi tasavvuf, diğeri ahlak felsefesi. Fakat her ikisinde de konu daha farklı bir kavramla irdelenmiş: “Tedbirü’l-menzil”, yani “ev idaresi”. Burada ev kavramı sadece içinde yaşadığımız fiziksel mekanı değil, aileyi ve yakın ilişki içinde bulunduğu çevreyi de kapsıyor. Dolayısıyla komşuları, hizmetçileri de ihtiva eden bir anlam genişliğine sahip. Mutlu bir yuva kurmanın ilkelerinden başlayarak konu ele alınıyor. Konu eski Yunan filozoflarına kadar dayanan bir felsefi arka plana sahip olsa da aslında herkesi ilgilendiren bir mahiyeti olduğu için hayatı büsbütün kucaklayan, İslam’ın da yakından ilgilendiği ve bazı hükümler getirdiği bir mesele. Bu sebeple, İslam ahlakının pratiğini ifade eden tasavvuf kaynaklarının birçoğunda bu konu ele alınmıştır.

Kadim kaynakların konuyu ele alış biçiminden anlıyoruz ki, yuvadaki mutluluk sadece ekonomiyle temin edilmiyor. Eş seçimi, evlilik süreci, çocuklar, komşular, hizmetçiler ve edinilen mal mülk, bu bütünün birer parçası. Aslında hayata ve aileye bakış açımızı belirleyen temel değerler, aynı zamanda ev ekonomisini de belirleyen değerler. Bu durum, ev ekonomisinde başarıyı hedefliyorsak konuyla ilgili diğer hususları da göz önünde bulundurmayı gerektirmektedir. Mesela İslami açıdan, komşuların denklemde olmadığı bir ev ekonomisi düşünülemez. Müslüman bir birey dengeli bir değer anlayışına ve yaşam kültürüne sahipse, doğal olarak ev ekonomisi konusunda da dengeli davranacak, olması gerektiği gibi olacaktır. Bu nedenle İslam’ın iktisatlı davranmaya ilişkin hükümleri, ev ekonomisi için de yeterli olacaktır.

Şükür ve Kanaatin Yokluğu, Mal Edinme Hırsı, Problemlerin Temel Nedeni

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi ARALIK 2018 sayısında.