Namazın Tanımı ve Önemi

Namaz, mümini Allah’ın manevi huzuruna yükselten, ruhen arındırıp yücelten, bir taraftan şükretmeye bir taraftan da sabra alıştıran ve kulluk bilincine eriştiren bedeni bir ibadettir.

DR. HÜSEYİN OKUR

Namaz, Farsça bir kelime olup Arapça karşılığı “salat”tır. Salat sözlükte dua etmek, yalvarmak, rahmet etmek gibi anlamlara gelir. Dini bir terim olarak salat (namaz) “tekbir” ile başlayıp “selam” ile tamamlanan, belirli hareket ve sözlerden oluşan ibadeti ifade eder. Öte yandan dini literatürde “salat” kelimesi özellikle “Peygamberimiz (s.a.v) için hayır duada bulunma, ona saygı ve bağlılığı göstermek amacıyla söylenen söz” anlamında da kullanılır.

Namaz denince ilk akla gelen günde beş vakit kılınan farz namazlardır. Bu namazlardan başka cuma, cenaze, vitir ve bayram namazları ile sünnet ve nafile namazlar da vardır. Namaz; Allah’a imandan sonra farzların en önemlisi, imanın dışa yansıyan bir göstergesi,  İslam’ın beş şartından biri, dinin direği, kalbin nuru ve müminin miracıdır. Namaz, mümini Allah’ın manevi huzuruna yükselten, ruhen arındırıp yücelten, bir taraftan şükretmeye bir taraftan da sabra alıştıran ve kulluk bilincine eriştiren bedeni bir ibadettir.

Namaz; Kur’an, sünnet ve icma ile sabit olmuştur. “Namaz, müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır” (Nisa, 103) ayeti özellikle beş vakit namazın farziyetine işaret etmektedir. Hz. Peygamber de (s.a.v) devamlı namaz kılmış, imam olarak cemaate namaz kıldırmış ve ayrıca sözlü olarak da Yüce Allah’ın mümin kullarından eda etmelerini istediği namazların nelerden ibaret bulunduğunu açıklamıştır. İslam bilginleri de Rasul-i Ekrem’den bugüne kadar, herhangi bir tereddüde düşmeksizin namazın meşruiyeti hususunda icma ederek gelmişlerdir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi KASIM 2018 sayısında.