Gelince Sonbahar, Çıkar Sandıklardan Hırkalar

Açılıp kapanabilen bir mekanizmaya sahip olup kapanırken bir türlü tek seferde toplanmayan, su geçirmez kumaştan yapılan, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan taşınabilir eşyadır.

PERİHAN MURAT

Şemsiye: Açılıp kapanabilen bir mekanizmaya sahip olup kapanırken bir türlü tek seferde toplanmayan, su geçirmez kumaştan yapılan, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan taşınabilir eşyadır. Taşınabilir olması “unutulabilir” olmasını da beraberinde getirmektedir. Otobüste, çarşı pazarda hep kaybedildiği gibi evlerde de ortadan kaybolduğu sıklıkla görülmüştür. Yalnızca ihtiyaç halinde kullanılan şemsiyeler, yağmur yağdığında sokaklarda mantar gibi bitiverir. Şemsiye, güneş manasına gelen “şems” kelimesinden türemesine rağmen ülkemizde güneşten korunmak amaçlı kullanan pek olmaz. Her ne kadar şemsiyeyi sevmeyenler için yağmurlu havanın keyfini sürmek en güzeli olsa da hastalıklara davetiye çıkartmamak adına bir şemsiyenin altında olmakta fayda var.

Yağmurluk: “Şemsiyenin üzerimize giyebildiğimiz versiyonu” diyerek kısaca açıklayabiliriz. Genellikle çocukken yaptığımız çılgınlıklardan olan üzerimize poşet giyip gezme hissiyatını yaşatan yağmurluklar; yazın bitmesi, sonbaharın kendini göstermesiyle ne çok soğuk ne çok sıcak havalara özgü bir giysi olarak kullanılır. Taşınması, giyimi kolay ve pratiktir. Ancak yan etkilerinden biri, naylon muhtevasından dolayı yürürken çıkardığı haşır huşur sesi nedeniyle giyene kendini “dev bir market poşeti” gibi hissettirmesidir.

Hırka: Sözlüklerimizde “Genellikle soğuktan korunmak için giyilen; kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi” diye belirtilir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi KASIM 2018 sayısında.