Ömrün Hasat Mevsimi

Zaman çok kıymetli bir hazine. Özellikle her şeyin çok hızlı değiştiği günümüzde bunun önemi bir daha karşımıza çıkıyor.

DR. HÜSEYİN OKUR

Zaman çok kıymetli bir hazine. Özellikle her şeyin çok hızlı değiştiği günümüzde bunun önemi bir daha karşımıza çıkıyor. Günlük planlarımızı ve ileriye dönük hedeflerimizi gerçekleştirme uğruna çok çalışıyor, belki de bunun için pek çok güzel şeyi kaçırıyoruz. Öyle ya, insanın isteklerinin temelinde hep saadeti yakalamak; daha mutlu, huzurlu ve müreffeh yaşamak yok mu? Bütün çabalarımızla belli bir kısmını tükettiğimiz hayatımızın bir anında durup şöyle bir geriye doğru baktığımızda, esasında en değerli hazinemiz olan zamanın hızlı bir şekilde eriyip gitmiş olduğunu görürüz. Ömür böyle geçer geçmesine, gençlik yalnızca zamanlar içinde bir an, fotoğraf olarak kalır elimizde. Ne var ki hayatın her anı değerlidir. Orta yaşlılığın ve ihtiyarlığın da kendine has güzellikleri vardır. Bu evrelerin her biri Yüce Yaratıcı’nın insan için takdir ettiği ilahi bir kanundur. Bilhassa ihtiyarlık dönemi hem fert hem de toplum için büyük önem arz eder. İhtiyarlık, hayata dair tüm tecrübelerin biriktirildiği ve bilgi olarak sonraki nesillere aktarılmasına imkan veren bereketli bir dönemdir. Kısacası, ömrün “hasat mevsimi”dir.

Dinimiz, büyük küçük herkesi saygıya layık görür. Yaşlı ve güçsüzlere yardım etmek, Kur’an’ın bizlere önemli bir talimatıdır. İnsan için yanında yaşlanan anababasına hürmet etmek; tanıdığı tanımadığı, görüp de bir yudum ilgiye hasret olduğunu anladığı tüm ihtiyarların hatırını sorup gönlünü almak, onların nasihatlerinden faydalanmak, ihtiyacı olmasa bile onlara danışarak gönüllerini hoş tutmak ne erdemli ve onurlu bir davranıştır. Dileriz, bu ay Elif Özdemir’in Semerkand Aile okurları için kaleme aldığı kapak dosyası, modern zamanın türlü zorluk ve çelişkileri içinde var olma mücadelesi veren yaşlılarımızı daha iyi tanımamıza, yaşadıkları zorluklara onların penceresinden bakıp birbirimizi daha iyi anlamamıza vesile olur. Unutmayalım ki bugünün yaşlıları, dünün gençleriydi. Bugünün gençleri de yarının yaşlıları olacaklar.