Safları Sıklaştıralım

Müminin dünya hayatı imtihan üzerinedir. İmtihanlar karşısındaki tutum ve tavırlarının neticesine göre bu dünyadan ayrılıp gider.

DR. HÜSEYİN OKUR

Müminin dünya hayatı imtihan üzerinedir. İmtihanlar karşısındaki tutum ve tavırlarının neticesine göre bu dünyadan ayrılıp gider. Efendimizin (s.a.v) de buyurduğu gibi Müslüman hem dünyası hem ahireti için çalışmalıdır. Zaten her biri diğeri içindir; biri olmadan ötekinin varlığı düşünülemez. Büyükler de ahiret selametinin dünya selametine bağlı olduğunu söylerler. Dünya selameti ise müminin rahat ve huzur içinde olması demektir. Ancak şunu da ifade etmek gerekir ki Müslümanın dünya mefkuresinde bu huzur ortamı sadece kendisi için değil, tek tek bütün insanlık için mevcuttur.

Durum böyle iken kendilerini demokrasi abidesi, hürriyet dağıtıcısı, insan haklarının savunucusu olarak gören Batılıların bu terennümleri dillerinden öteye geçmemiştir. Her fırsatta Müslümanlar üzerinde oyun planlayan bu şer odakları emellerine ulaşmak için her yolu denemektedir. Önceden bizim fark edemediğimiz bir şekilde yürütülen bu kirli oyunlar artık aleni bir şekilde oynanır olmuştur. Son yıllarda ve özellikle içinde bulunduğumuz günlerde ülkemiz üzerinde kurulan kirli tezgahı hepimiz görebiliyoruz ve milletimizin asil duruşu, feraseti ile tüm dünyaya da gösteriyoruz.

“Her şeyin bir eceli vardır” kaidesince biz inanıyoruz ki zalimin zulmünün de bir eceli var. Tabii bunun yanında bize de düşen görevler var. Bizler bir olup el ele verdikçe, saflarımızı sıklaştırıp niyetlerimizi mukaddesatımız doğrultusunda kurdukça şerlinin şerri içimize giremeyecek; dirliğimizi bozamayacaktır. Bakınız, Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Müminin mümine karşı durumu, bir binanın birbirini tutan tuğlaları gibidir.” Müminler birbirlerine kenetlenip sımsıkı tutundukları müddetçe, asırlara meydan okuyan binalar gibi olurlar, dağılıp parçalanmazlar.

Huzurumuzu, dirliğimizi, birliğimizi kaybetmemek duası ve bir sonraki sayıda tekrar görüşmek dileğiyle, Allah’a emanet olun…