Tanınmak İster miydin?

Merhaba sevgili okurlar. Bu ay gençlere geniş kitlelerce tanınmak isteyip istemediklerini sorduk.

GÜLNAR AKBULUT

Merhaba sevgili okurlar. Bu ay gençlere geniş kitlelerce tanınmak isteyip istemediklerini sorduk. “Bir yazar, bir sunucu ya da işinin ehli bir doktor, mühendis, devlet adamı vs. olup şöhret kazanmak nasıl olurdu?” diye düşündürdük onları. Kimi arkadaşımız temkinli olmak kaydıyla sıcak baktı konuya, kimisi de hiç yanaşmayarak “İstemem” dedi. Ama hepsi açık yüreklilikle sorumuzu cevapladı. Peki, konuyla ilgili siz ne düşünüyorsunuz? Şöhret, afet midir? Tanınmış bir kişi olmak size kendinizi nasıl hissettirirdi? Benim fikrimi sorarsanız, Şeyh Edebali nin (k.s) Osmanlı Devleti nin kurucusu ve damadı Osman Gazi ye vasiyeti ile konuyu özetlerim: “Ey oğul! Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

Hayatım Başkalarının Kontrolünde Olacağından, İstemezdim

Ben tanınmak istemezdim. Çünkü insanlar hayatımın her anına müdahil olacak, sürekli gözler üzerimde olacak ve hayatım benden başka herkesin kontrolünde olacak. Yani kendi hayatımı özgürce yaşamak yerine başkalarının yargıları altında yaşamak zorunda kalacağım ve ben ne kadar doğru olursam olayım doğrularımın aynı olmadığı insanlarla ters düşeceğim. Bu sebepten insanlarla olan sınırımı, özel hayatıma kimin müdahil olacağını kendim belirlemekten memnunum. Elbette her insanın içinde egosunu besleyen o alkışlanma, beğenilme, tanınma isteği yatar ama artı ve eksileriyle tarttığım zaman tanınmanın zorlu bir hayat olduğunu düşünüyorum. Tuğba Bay

Şöhrette Afet Olduğundan Tanınmak İstemezdim 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.