“Tanımıyorum Ki Elini Öpeyim”

"Öp evladım amcanın elini”, “Evladım, odandan çık da yüzünü görelim”, “Halanlara gidilecek dedim, çabuk hazırlan!” Bu sözleri bir yerlerden hatırlıyor musunuz? Evet, belki sizin söylediğiniz yahut bir zamanlar size söylenmiş cümlelerden birkaçı...

PERİHAN MURAT

“Öp evladım amcanın elini”, “Evladım, odandan çık da yüzünü görelim”, “Halanlara gidilecek dedim, çabuk hazırlan!” Bu sözleri bir yerlerden hatırlıyor musunuz? Evet, belki sizin söylediğiniz yahut bir zamanlar size söylenmiş cümlelerden birkaçı… Özellikle bayramlarda seyranlarda eve misafir geldiğinde ya da ailecek gidilen akraba ziyaretlerinde çocuklarla yaşanan bu küçük gerilimler aslında her evin gerçeği.

Bilhassa ergenlik dönemine giren çocuklar aileden kopmaya, kendi başına takılmaya çalışır. Evin içinde hayalet gibi dolaşır, misafir geldiğinde odasından çıkmaz, sizinle bir yere gideceği zaman yerinden kalkmaz. Misafirlerin yanında “El öpmeyeceğim işte, tanımıyorum bile!”, “Gelmek istemiyorum, siz gidin”, “Tanımıyorum ki ne konuşayım?” gibi ifadeler kullandığında ortam daha da gerilir. Bu sözler aslında ebeveyn olarak bir yerlerde kaçırdığımız şeyler olduğunu gösterir. Çocukları misafire karşı zorla hürmet göstermeleri için disipline etme çabamız çoğu zaman anlık sıkıştırmalardan ibaret kalmıştır. Oysa çocuğun çevreyle olan münasebetini o an tenkit edip bırakmak yerine sergilenmesi istenen davranışın asıl amacını zamanında açıklamak, büyüklere karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak daha doğru sonuçlar almamızı sağlayacaktır.

Aile içindeki sorumluluklarımız kadar akrabalık ve komşuluk ilişkilerimizi, çevremizdeki insanlara karşı taşımamız gereken görev ve sorumluluk bilincini, tüm bunların dinimizce önemini, bağlarımızı neden korumamız gerektiğini evlatlarımıza açıklamalıyız. 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.