Osmanlı’da Kurban Bayramı

Zilhicce ayı yaklaşırken hane sahibinin aldığı kurbanlık koyun güzelce yıkanır, tüyleri taranır, boynuzları zeytinyağıyla yağlanır; bayrama kadar evin ahırında yahut bahçesinde güzelce beslenirdi.

HURİYE KARNAP

Osmanlı Devleti’nde bayram, sosyal dayanışma demekti. Bayram heyecanı Zilhicce ayı gelmeden hissedilir; “tembihname”lerle evlere, sokaklara, türbelere, camilere velhasıl bütün coğrafyaya çekidüzen verilirdi. Bayramlar birer tatil fırsatı yahut et yeme mevsimi değil sosyal dayanışma ve yardımlaşma vesilesi idi.

Zenginin bayram sevinciydi, kendi çocuklarına aldığı kıyafetlerin aynısını mahallenin çocuklarına da almak. Padişahın bayram sevinciydi, arifeden tesbih ve dualarla bayramı karşılamak ve cezasının üçte ikisini çekmiş olan mahkumları affetmek. Mahallelinin bayram sevinciydi, Avarız Vakfı aracılığıyla mahalledeki borçluları tespit edip borçlarını ödemek veya borç yüzünden cezaevine girmiş olanların borcunu kapatıp onları aileleriyle bir araya getirmek.

Ailede Bayram

Zilhicce ayı yaklaşırken hane sahibinin aldığı kurbanlık koyun güzelce yıkanır, tüyleri taranır, boynuzları zeytinyağıyla yağlanır; bayrama kadar evin ahırında yahut bahçesinde güzelce beslenirdi. Şayet hane sahibi zengin ise hane dışındaki kardeşlerine, torunlarına, kayınpeder ve validesine de ayrı kurbanlıklar alıp gönderirdi. Yine hane sahibi bir tekkeye intisaplı ise tekkeye de “nezir” adıyla koyun alıp bağışlardı.

Kurban için kullanılacak bıçak, satır gibi alet edevatın bilenmesi, keserken bele kuşanılacak olan ipekli futa (peştemal) ve hayvanın gözüne bağlanacak astarın temin edilmesi de bayram öncesi hazırlıkları arasındaydı.

Hane halkından ölenler için kurban kesilecekse bu kurbanlık, boynuzlarına kurdela bağlanıp diğerlerinden ayrılırdı. Arife günü, ölmüşlerin ruhu için kesilecek kurbana bahçede bir çukur kazılır, yanına bir buhurdan konurdu. Evvelce hazırlanan bezlerle gözleri bağlanan hayvan çukur başına getirilirdi. Kurbanı kesecek kişiye hane sahibi vekalet verdikten sonra hayvanın kimin namına kesileceğini de söyler; kurban tekbir getirilerek, besmele ile kesilirdi. Peşi sıra ölmüşlerin ruhlarına Fatihalar okunurdu.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.