Kokuların Dünyası Dünyaların Kokusu

Güzel koku insanı mest eder, ferahlatır. Kötü koku ise insanı uzaklaştırır, necis ve kerihtir. Güzel koku şifadır, kötü koku ise adeta hasta eder.

ZEHRA KORKMAZ

“Bir ben vardır bende benden içeru” der ya bizim Yunus, bir insanda insandan içeru nice benler, dünyalar vardır.

Dünyada da dünyadan içre nice dünyalar, nice medeniyetler vardır.

Biz onlara Doğu Medeniyeti deriz, Batı Medeniyeti deriz.

Ortadoğu deriz, Uzakdoğu deriz.

Her dünyanın, her medeniyetin, her şehrin de kendine has bir rengi, bir sesi ve bir kokusu vardır.

Kimi şehirler baharat kokar, kimi şehirler küf kokar, kimi şehirler kül, kimileri de gül kokar.

Gül, Hz. Muhammed Efendimizin (s.a.v) remzidir ya Muhammed ümmetinin şehirleri gül kokar.

O şehirlerde gül alırlar, gül satarlar, gülden terazi tutarlar.

Çarşı pazarı güldür o şehirlerin.

Muhammedi bir medeniyetin Muhammedi şehirleridir o şehirler.

Muhammed ümmetidir.

“Güle geldi gülerek, gülleri güldürdü o gül

Gül güler miydi güle, gelmese gülzare o gül.” (Şair Şevki)

Güzel Koku Mükafattır

Koku; koku alma duyusuyla hissedilen, genellikle çok çok küçük zerrelerle havada çözülmüş olarak bulunan moleküllerdir. Arapçada güzel koku için “ıtır” kelimesi kullanılır. Güzel koku satan kişiye de “attar” denilmektedir. Bu kelimeler Türkçeye de geçmiştir.

Güzel koku insanı mest eder, ferahlatır. Kötü koku ise insanı uzaklaştırır, necis ve kerihtir. Güzel koku şifadır, kötü koku ise adeta hasta eder.

Kur’an’da cennetliklere mükafat olarak yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkilerden söz edilmektedir. (Rahman, 12) Yine Rabbimiz cennetlikleri, kendileri için güzel kokularla donattığı cennetlerle müjdeler. (Muhammed, 6) Cehennemlikler için ise acı ve kötü kokulu bir dikenden başka yiyecekten gayrısının olmadığı haberini verir. (Gaşiye, 6)

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.