Kendini Bulma Durağı: Sılayırahim

Sılayırahim meselesi sosyolojik olarak üzerinde düşünülmesi gereken ilahi emirlerdendir. Bilhassa modern hayat sistemi içerisinde sılayırahimi değerlendirdiğimizde, bu emrin insanın içinde bulunduğu toplumla uyumu ve kendini gerçekleştirmesi adına hayli önemli olduğunu rahatlıkla görebiliriz.

MUSTAFA YILDIZ

Her canlının hayatını “normal” bir şekilde sürdürdüğü doğal ortamı vardır. Doğal ortamı tahrip edilen yahut oradan uzaklaştırılan canlı türleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Oluşturulan yapay yaşam alanları ise türlerin sahip oldukları orijinal özellikleri törpüler. Kudretli ve ihtişamlı hayvanların hayvanat bahçelerindeki iç burkan halleri veya serada yetiştirilen sebze-meyvenin tatsızlığı bu durumun en açık örneğidir.

İnsanoğlu olarak diğer canlılardan ayrıldığımız bir nokta da aklımız; bize özgü başkaca kabiliyetlerimiz sayesinde her coğrafyada, her koşulda hayatta kalabiliyor ve hayatı yeniden üretebiliyor oluşumuzdur. Peki, her şarta uyum sağlayabilen bir canlı için doğal ortam tarifi yapılabilir mi?

Batı’nın ekonomi temelli insan ve aile anlayışının getirdiği problemlerin yakın gelecekte sebep olacağı felaketleri öngören Batılı araştırmacılar, hayli zamandır devlet destekli bir “kurtarıcı” formül arayışındalar. Evlenmekten kaçan, çocuk yetiştirmeyi bir yük ve kariyeri önünde bir engel olarak gören bu yeni Batılı insan tipi hem nüfus hem de nitelikli nesiller konusunda ciddi anlamda endişe uyandırıyor. Ve aileleri çekirdek kıvamına getirdikten sonra kapitalist çıkarları uğruna bir çırpıda çitlemekten çekinmeyen Batı, bugün devasa kabuk yığınları karşısında çaresiz. Hal böyle olunca -orijinalliğini yitirmiş olan- insanı yeniden tanımlamak, ona eski ihtişamını -daha doğrusu verimliliğini- kazandırmak ve politikalarını buna göre biçimlendirmek için kolları sıvayan araştırmacılar çeşitli formüller üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bu süreçte üzerinde çalıştıkları formüllerden biri de “doğal ortam” formülü…

Avrupa merkezli bu formül, kısaca, insanın sağlıklı bir şekilde yetişebilmesi ve varoluşunu gerçekleştirebilmesi için gereken doğal ortamın “geniş aile” olduğu tezine dayanıyor. Geniş aile tanımı ise oldukça “geniş”. Yakın ve uzak akrabalarla birlikte anne babanın arkadaşları ve komşular… Peki, bu formül size bir yerden tanıdık geliyor mu?

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.