Çocukları Yargılamadan Önce Anlamaya Çalışalım

Çocukları anlamada onların duygularını gözlemleyip dile getirmek çok önemlidir. Zira basit gibi görünen bu eylem iletişimi başlatan işaret fişeğidir.

ELİF ÖZDEMİR

Hiçbir anne baba güne “Bugün ne yapsam da çocuğumun hayatını zorlaştırsam? Neyiyle dalga geçsem, ne yapsam da onu üzsem?” diye başlamaz. Bilakis her ebeveyn çocuğunun daha mutlu ve huzurlu olması için elinden geleni yapmaya hazırdır. Fakat içimizden taşan bu koşulsuz sevgi ve iyi niyet bile bizi hata yapmaktan alıkoyamaz. Çocuklarımızla iletişim kurmada zorluk yaşar, onları bir türlü anlayamaz ve istemeden de olsa sözlerimizle ruhlarını hırpalarız. Bunun en önemli sebebi ise onlarla nasıl konuşulması gerektiğini bilmeyişimiz, kelimeleri doğru seçemeyişimizdir. Zira farkında olmasak da diğer insanlarla olan ilişkimize gösterdiğimiz özeni çocuklardan esirger, onlara anlayış ve empatiyle yaklaşmak yerine yargılayıcı davranmaya başlarız.

Ne Duymak İstiyorsan Onu Söyle

Kaç yaşında olursak olalım hepimiz temelde aynıyızdır aslında. Derdimizi bizi gerçekten dinleyip anlamaya gayret eden kimselerle paylaşmak isteriz. Defolarımız ortaya çıktığında bizi azarlamaya, küçük görmeye meyleden, üstünlük taslayan kişilerdense haklı olarak uzak dururuz.

Yoğun bir gün geçiriyoruz diyelim, işler birikmiş, her şey üst üste gelmiş ve telaşlı bir şekilde koşturuyoruz. Tam o sırada elimizdeki bardağı yanlışlıkla düşürüp kırıverelim. Bir yakınımız da buna şahit olsun. Sevdiğimiz, önemsediğimiz bu kişi bize o anda nasıl tepki versin isteriz?

a. “Biraz daha dikkatli olmayı ne zaman öğreneceksin?” diye bağırsın.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ağustos 2018 sayısında.