Mest Üzerine Mesh Etmek

Mest üzerine mesh etmek hem erkekler hem de kadınlar için sefer ya da ikamet halinde caizdir. Bu bir ruhsattır. Bir kimse meshin caiz olduğunu bildiği halde azimet yolunu tercih eder yani ayaklarını yıkarsa, bu daha evla olur.

DR. HÜSEYİN OKUR

Mesh, sözlükte “bir şey üzerinde eli gezdirmek, elle silmek ve sıvazlamak” anlamına gelmektedir. Fıkıh literatüründe; abdestte baş, boyun ve kulaklarla; mest veya sargı üzerinde ıslak elle; teyemmümde ise yüz ve kollar üzerinde toprağa sürülmüş elle sıvazlamak şeklinde yapılan hükmi temizlik anlamına gelir. Mest ise şeran belli şartlara ve standartlara sahip, ayağa giyilen ayakkabı-patik arası bir kılıftır. Deri, keçe ve benzeri materyallerden yapılıp ayakları topuklarla birlikte örter, ayrıca içine su geçirmeyecek derecede kalın ve sağlamdır. Benzer özellikleri taşıyarak uzun yolları yürümede dayanıklı, yine ayakları örten çizme, potin vb. şeyler de Hanefi mezhebine göre mest hükmündedir.

Mestin Meşruiyeti

Gerek yolculuk gerekse ikamet hallerinde mestlerin üzerine mesh yapılması Hz. Peygamber’in (s.a.v) fiili ve takriri sünnetleriyle sabittir. Yine meshin caiz olduğu konusunda sahabenin icması bulunmaktadır. Hatta İmam Kerhi (rh.a) “Mest üzerine meshin caiz oluşu hakkında tevatür derecesine kadar ulaşan hadis ve haberler bulunmaktadır. Bu sebeple mest üzerine meshi inkar edenin küfründen endişe ediyorum” demiştir. (Serahsi, Şemseddin Ebu Bekir, el-Mebsut, tahk. Halil Muhyiddin, Daru’l-Fikr, Beyrut, 2000, 1/176)

Sehl b. Sad es-Saidi’nin dedesinden rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.v), mestlerine mesh etmiş ve sahabelerine de mesh etmelerini söylemiştir. (İbn Mace, Taharet, 84) Hz. Ali (r.a) ise şöyle demiştir: “Eğer din (akıl ve) reyle olsaydı mestin üstünü değil de altını mesh etmek daha uygun olurdu. Halbuki ben Rasulullah’ı (s.a.v) mestlerinin üzerini mesh ederken gördüm.” (Ebu Davud, Taharet, 63)

Muğire b. Şube (r.a) demiştir ki: “Rasulullah (s.a.v) mestleri üzerine mesh etti. Ben de ‘Ya Rasulullah! Yoksa ayağınızı yıkamayı unuttunuz mu?’ diye sordum. O da ‘Hayır, (mest üzerine mesh edilebileceğini) unutan sensin! Böyle yapmamı (mest üzerine meshin cevazını) Rabbim emretti’ dedi.” (Ebu Davud, Taharet, 59)

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2018 sayısında.