Tarih İman Dolu Yürekle Yazılır

15 Temmuz bizlere Kur’an ve sünnet çizgisi dışına çıkıldığında sonuçların ne kadar vahim olacağını gösterdi. Yüzyıllardır dünya üzerinde İslam sancağının dalgalanmasını sağlayan, gönülleri Hak sevgisiyle tanıştıran gerçek alim ve arif zatların önemini bir kez daha anlamamıza vesile oldu.

DR. HÜSEYİN OKUR

15 Temmuz’un ertesi sabahı bambaşka bir Türkiye’ye uyandı aziz milletimiz. Başına gelen ihanete öfke, kayıplarına hüzün, zaferine ise sevinç duyuyordu. Tarihinde pek çok darbeye maruz kalmış ve pek çok vatan evladını bu yolda kaybetmiş olan milletimiz bu kez emanetini, vatanının geleceğini kimseye kaptırmamıştır. Yaklaşık 250 şehidi ve 2 bin gazisi ile vatanına sahip çıkmıştır. Alnını secdeye koyduğu vatanı uğruna, iman ve Kur’an’dan aldığı güç sayesinde karşısında hiçbir engel tanımamıştır.

Tankla, Tüfekle Değil İman Dolu Yürekle

O karanlık gecede tank ve tüfeklere gövdesini siper eden halkımızın iman ve cesareti hayret vericidir. Yüce Allah’ın “Nice az topluluk çok topluluğa galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara, 249) ayetini hatırlatan bu hal, insanı zafere götürenin tank, tüfek değil iman dolu yürek olduğunu bir kez daha bizlere göstermiştir.

Elinde bayrağından başka hiçbir şeyi olmayan bu vatanın evlatları, 15 Temmuz gecesi bir destan yazdı; vatanına, milletine, bayrağına ve dinine kasteden bir zihniyete ve güruha karşı dimdik ayakta durdu, direndi. İslam’ın sancaktarlığını yapmış ve yapmaya devam eden bu topraklarda darbecilere geçit vermedi. Onların bir planı vardı ama bütün her şeyin sahibi olan Allah’ın da bir planı vardı.

O gece bu millet genciyle, ihtiyarıyla kimi sokaklara inerek darbecilere direnirken ve kimi de evinde namaz, tespih ve tilavet-i Kur’an ile Rabbine dua ederken dünyanın her bir yanındaki Müslümanlar, “Allahım, İslam’ın son kalesi, Osmanlı’nın mirası Türkiye’yi ve onların torunlarını sen muhafaza eyle” diye sabaha kadar dua ettiler, gözyaşı döktüler. Çünkü bu topraklar Semerkand-Buhara’dan aldığı ilim ve irfan ruhunu Selçuklu ve Osmanlı’ya nakşetmiş, gerçek gönül erlerinin gösterdiği selim istikamette asırlar boyunca i’la-yi kelimetullah uğruna Ehl-i sünnetin sancaktarlığını yapmış neslin vatanıdır. Onlar ve onların davasını dava bilen, İslam’a hizmet etmeyi her şeyin önünde gören bir ümmeti elbette Allah zayi etmeyecektir. Bizler inanıyoruz ki Yüce Rabbimiz milletimizi mahzun etmeyecektir. Zira bu millet geçmişten günümüze imanını, vatanını, istikbal ve istiklalini en muazzez varlığı bilmiş ve bu değerlere namahrem elinin değmesine asla müsaade etmemiştir.

“Bizi Aldatan Bizden Değildir”

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2018 sayısında.