Her Yaştan Kadının Her Türlü İhtiyacı Düşünülürdü

Yer yer sağlık hizmetinde yer yer kültür ve eğitimde adını sıkça duyduğumuz vakıfların bilhassa kadına ve aileye yönelik sosyal içerikli hizmetleri yadsınamayacak bir gerçektir.

HURİYE KARNAP 

Osmanlı toplumunda çok sayıda vakıf kurulduğu hepimizin malumudur. Zira kütüphane, cami, kervansaray, aşevi gibi saymakla bitmeyecek hizmetlerin mimarı vakıflardır. Yer yer sağlık hizmetinde yer yer kültür ve eğitimde adını sıkça duyduğumuz vakıfların bilhassa kadına ve aileye yönelik sosyal içerikli hizmetleri yadsınamayacak bir gerçektir. Bu yönüyle başlı başına olmasa bile vakfiyelerde bu hususa değinildiği de vakidir.

Üçüz Çocuk Sahibi Olanlara Çocuk Başına Beş Akçe

Osmanlı’da üçüz çocuk sahibi olanlara çocuk başına beş akçe olmak üzere toplam on beş akçe günlük maaş bağlanması kanundu. Vakıflardan taamiyye (yemeklik) alan hanımlar da vardı. Yine ihtida eden (hidayete eren) hanımlara (sultana İslam dinini seçtiğini belirten bir belge sunmasıyla) “kisve baha” verilmesi; hasta, ihtiyar ve muhtaç kadınlara, düşman tarafından yaralanan hanımlara maaş bağlanması devletin görülen uygulamaları arasındaydı. Peki, ya vakıflar ne yapardı? Kadın ve aileye yönelik hizmetlerden işte birkaçı:

Yazın Kadınlara ve Çocuklara Soğuk Su Dağıtılması

Karaçelebizade Mehmet Efendi’nin kurduğu vakfın vakfiyesinde, “Fisk u ficurdan ari olan utekalarının (azat edilmiş cariye) dul kadınlarına senevi 200 akçe tahsis edile” ifadeleri bir yandan iffetlerin muhafazasını, diğer yandan maişetlerin teminini amaçlamıştır.

Yaz sıcağından en çok kadınların ve çocukların etkilendiğini gözlemleyen Zekiye Hanım ise; 5 Temmuz 1905 tarihli vakfiyesiyle Samsun merkezde kasaplar arastasında bulunan bir dükkanı vakfedip, yazın kadınlara ve çocuklara soğuk su dağıtılmasını istemiştir.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2018 sayısında.