Er Kişilerin Mutfakla İmtihanı

Erkekler mutfak konusunda iki zıt kutbun temsilcileridir. Bazıları yumurta kırmak şöyle dursun hazır yemeği bile ısıtamazken, bazıları dünyaca ünlü otellerin en önemli mutfak şefleri olur.

AYŞENUR USLU

Sevgili okuyucularımız, her ay sizlerle buluşmanın benim için başlı başına bir mutluluk sebebi, adeta tatlı bir bayramlaşma olduğunu söyleyerek yazıma başlamak isterim. Ve isterim ki her daim birlikte gülelim, tebessüm edelim. Yine ilgi duyacağınızı, özellikle detayları okurken keyifleneceğinizi düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Konumuz: Erkekler ve mutfak…

Erkekler mutfak konusunda iki zıt kutbun temsilcileridir. Bazıları yumurta kırmak şöyle dursun hazır yemeği bile ısıtamazken, bazıları dünyaca ünlü otellerin en önemli mutfak şefleri olur.

Aşçılığı meslek edinen çoğu er kişinin pişirip taşırma işine evlerinde de aynı şekilde devam ettiğini düşünenler çoğunlukla yanılırlar. Çünkü bu beyler büyük oranda eve iş getirmemeyi tercih ederler.

Bir erkeğin mutfakla ilişkisi üç şekilde tezahür eder: Birincisi, o güzelim analarının “Yarın bir gün lazım olur” mantığı ile oğullarını yemek yapmaya alıştırması ki biz bu anneleri baş tacı ediyoruz. İkincisi, okul ya da iş dolayısıyla ailesinden uzaklaşan er kişilerin dışarıda yemek yemekten bıkıp mecburen mutfağa girmesi. Üçüncüsü, gerek kendi iştahları gerekse ilgi duymaları sayesinde kendi gönülleriyle mutfağa girmeleridir. İsterseniz bu üç tipi biraz açarak daha iyi tanıyalım.

Analarının Yamakları: Malumunuz, Türk tipi ailelerde genelde oğullar anneleri tarafından paşa muamelesi görürler. Sayıları eskiden çok az da olsa, son dönemlerde biraz daha artış göstererek bizleri mutlu eden bazı ana tipleri oğullarını mutfak işlerinde eğitmeyi şiar edinmekteler. Yarın bir gün bir sebepten ailesinden ayrılma olasılığına karşı oğulcuklarının başının çaresine bakabilmesini hedefleyen bu annelerin ortak bir sözü vardır: “Yaptığın bana ise öğrendiğin kendine. Yarın bir gün bensiz kalırsan hem kendi karnını doyurursun hem de evlendiğinde karına faydan dokunur.” 

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Temmuz 2018 sayısında.