Para ile Saadet Olmaz

Peygamber Efendimiz (s.a.v) nikahın bereketini ve hayrını, külfetinin az ve kolay olmasına bağlıyor. Ancak günümüzde yaygın olan ve insanı tuzağa çeken “Her zaman mı evleniyoruz? En iyisini yapalım, herkes hayran kalsın” anlayışı düğünlerdeki lüks, şaşaa ve gösterişe davetiye çıkarıyor. Bu düşüncelere kapılan genç çifttin merasimden aldığı keyif ise kısa sürüyor maalesef.

NESLİHAN BEYHAN

Düğünler bizim için hep çok önemli olmuştur. Günlerce hazırlık yapar, konu komşu yardımlaşırız. Gelenek ve göreneğimize uygun eğlenceler tertip ederiz. Ülkemizde küçük yerleşim yerlerinde sözünü ettiğimiz söz, nişan ve düğün merasimi adetleri genel olarak muhafaza edilmiştir. Modernitenin etkisindeki büyük şehirlerde ise bu durumu çok fazla göremiyoruz. Eskinin bir araya getiren, mutlu eden, kaynaştıran samimi ve mütevazı düğünleri yerine; yeninin kıskandırıcı, bireyselleştirici, ayrıştırıcı, gösterişçi ve ara bozucu düğün törenlerine şahit oluyoruz daha çok. Ne yazık ki şaşaasıyla öne çıkan çoğu düğün merasimi dinimizin, kültür ve değerlerimizin yaşandığı ortamlar olmaktan çok uzakta. “Çılgınlar gibi” eğlenen gelinler, limuzin ile gelin almaya giden damatlar, bekarlığa veda geceleri gibi buram buram batı özentiliği kokan sahneler düğün geleneğimizden uzaklaşmamıza neden oluyor. Oysa bizim için düğün “gösteriş olsun” diye her evresinde aşırıya kaçılan, hele hele Müslüman kimliğimizle çelişen davranışlara sahne olan merasimler değildi. Elbette eğlenilirdi, neşe ile geçerdi düğünler fakat bir ölçüsü olurdu yapılanların. Halay çekilir, güreş tutulur, çeşitli müsabakalar tertip edilir ve köylerde seyirlik oyunlar ile davetliler eğlendirilirdi. Şimdilerde oldukça pahalıya mal olan gösteriler ile bu eğlenceyi sağlamaya çalışıyoruz. Hatta bu eğlenceyi “sema gösterisi” adı altında dini bir temele oturtmaya, manevi zemine çekmeye çalıştığımız da oluyor. Fakat ortaya çıkan sonuç kimlik problemimizi açığa çıkaran özentilikten başkası olmuyor.

Dünyevileşerek Kaybediyoruz

Kökü inancımıza dayanan nice geleneğimizi maalesef bir bir yitirir olduk. Zira modernite, insana manayı bırakmayı, maddeyi ele geçirmeyi empoze ediyor; dünyevileşmeyi körüklüyor. Aile kurumu modernliğin tazyiklediği dünyevileşmeden en fazla etkilenen yapı olarak karşımıza çıkıyor. Maddeci anlayış, eş seçiminden tutun da nişan, düğün ve nikaha varıncaya kadar işin her evresine nüfuz etmiş durumda. Daha eş seçimi aşamasında dünyevi tercihleri ön plana alışımız çekiyor dikkatleri.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Haziran 2018 sayısında.