Osmanlı’da Düğün Adetleri

Geniş bir coğrafyada hüküm süren Devlet-i Aliyye’nin adet ve geleneklere dayanan düğün merasimlerinde beldeden beldeye bazı farklılıkların olması kaçınılmazdır. Bu nedenle bu tür hususlarda daha ziyade devletin payitahtı olan İstanbul dikkate alınır.

HURİYE KARNAP

Osmanlı toplumunda etraftan oğluna münasip bir kız arayanlar eşe, dosta, akrabaya haber salardı. Hatta evlenme çağına gelen gençleri evlendirmeyi görev addeden hanımlar vardı. Hayır bildikleri bu işte aracılığı üstlenen ve bu işle geçinen kadınlar “Kolcu” olarak adlandırılırdı.

Görücülerin kız bakmaya gitmesinde belirli zamanlar kollanır, giyilen elbiseye de bir önem atfedilirdi. Mesela görücülerin matemi andırırcasına siyah ağırlıklı elbise giymemesi, bakılan kızın ise “muradına ermiş” manası taşıyacağından yeşil renkte elbise giymemesine dikkat edilirdi. Görücülerin kızın ismini, yaşını sorması, tahsilinden söz etmeleri, gözlerini kıza dikip bakmaları ve o sırada birbirlerine sokulup aralarında konuşmaları da saygısızlık olarak kabul edilirdi.

Görülen kız şayet bir mani çıkar da kısmet olmazsa, çocuğun gönlünün o kızda kalmasını önlemek düşüncesiyle fazla övülmezdi. Görücüler evden çıktıktan sonra kızı beğenmemiş iseler “Yüzünde bad-ı sabası yok” derlerdi. Beğenilmiş, hoşa gitmiş ise “Allah hayırlı etsin, beyin talihi alnında, kısmeti elinde, arzusu yerinde olduğu anlaşılıyor” diye bol bol methederlerdi.

Söz Kesme

Görücü giden hanımlardan biri evlenecek adamın işini, yaptığı işi, pederinin nam ve şöhretini bildiren bir pusulayı alıp kızın hanesine bırakır ve böylece niyetlerini açıklamış olurlardı. Beş-on gün sonra pusulayı getirmiş olan hanım tekrar kızın evine gider, hatırlarını sorardı. Eğer istek her iki tarafça da uygun bulunmuşsa kadınlar arasında ilk “söz kesme” gerçekleşirdi. Bundan sonra artık gencin dayısı veya eniştesi kararlaştırılan günde kızın hanesine gider, “besmele” ile kapıdan sağ ayaklarını atarak içeri girer; kahve ikram olunduktan sonra nikah günü, yüz görümlüğünün kıymeti ve cinsi ile ağırlık denen akçanın miktarı karara bağlanırdı.

“Nişan Takıldı”

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Haziran 2018 sayısında.