Hatice Erdoğan

Hatice Erdoğan 58 yaşında, Sivaslı. Üç çocuk annesi. İstanbul’da eşi, çocukları ve yedi torunu ile birlikte aile apartmanında yaşıyor.

SEVDA DUMAN

Hatice Erdoğan 58 yaşında, Sivaslı. Üç çocuk annesi. İstanbul’da eşi, çocukları ve yedi torunu ile birlikte aile apartmanında yaşıyor. Annesi ve kayınvalidesine bakıyor. Büyük bir aile olmanın, birkaç nesil bir arada yaşamanın ne kadar mutluluk verici olduğunun ısrarla altını çiziyor.

Bir Balon Düştü Önümüze

Ben Sivas’ın Pınarca Köyü’nde dünyaya geldim. Çocukluğum çok güzel geçti. Kuzularımız vardı, onları otlatırdık. Tabii çocuktuk, çobanlık yaparken aklımız da hep oyundaydı. Kendimize türlü oyunlar icat eder, oynardık. Özgürdük, serbesttik köyde. Bağda, bahçede neşe içinde oynama imkanımız vardı bizim.

Bir keresinde bağda oyun oynarken dağlardan bir balon düştü önümüze. Nereden geldi bilmiyoruz, rüzgar getirmiş. Hepimiz düştük balonun peşine. Balonu ben yakaladım. Tabii o kadar sevindik ki balon bulduğumuza… Hepimiz şişirmek ve koklamak için birbirimizle yarıştık. Bu yaşıma geldim, o balonun kokusunu unutamam. Bazen çocukların balonlarını kokluyorum, o kokuyu alır mıyım diye ama alamıyorum.

Heybenin Bir Tarafına Bir Çocuğumu, Diğer Tarafına Diğer Çocuğumu Koyuyordum

Zorlu koşullarda annelik yaptık biz ama her şeyi de yapıyor, yetişiyorduk. Gelin gittiğim yerde bizim bostanımız vardı. Pazı ekiyorduk, patates ekiyorduk. Çocukları yedirip, içiriyor, uyutuyordum; bostana gidiyordum. Çocukları yanımda götüreceğim zaman eşeğe heybe bağlıyordum; heybenin bir tarafına bir çocuğumu, diğer tarafına da diğer çocuğumu koyuyordum. Çocukların biri küçük tabii, dengeyi sağlamak için küçük olanın bulunduğu heybeye, çocuğun yanına taş koyuyordum, öyle bostana götürüyordum. Çocukları evde bıraktığım zaman da emziğe lokum bağlıyordum, biz gelene kadar onu emiyorlardı. Sonra arada bir vakit bulup geliyor, çocukları emzirip bostana geri dönüyordum.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mart 2018 sayısında.