Çok Bilinen Az Gülünen Baba Esprileri

Babalarımız özellikle yabancı dil konusunda da kendilerini espri yapacak düzeyde geliştirmişlerdir. “How are you, ne var you?” kalıplarıyla hal hatır sormayı uluslararası bir dile çevirmiş, “How do you do, yattı uyudu!” gibi ifadelerle de soru cevap işlerine girişmişlerdir.

AYŞENUR USLU

Değerli okuyucularım, geçen aydan devreden, yaptıkları esprilere kendilerinden başka pek kimse tarafından reaksiyon gösterilmese de yılmadan bu işe devam eden babalarımızın espri çeşitlerini araştırmaya bu ay da devam ediyoruz.

Babaların en büyük keyfi aslında çocuklarına takılmaktır. Test çözmekten başınıza ağrılar girip babanıza “Başım ağrıyor” dediğinizde “Git, çektir” esprisi ile karşılaşırsınız. Bu espri daha çok beyninizi uyuşturduğundan başınızın ağrısını artık hissetmeyebilirsiniz.

Anne dayakları biliyorsunuz, cennet taamı gibi yenilir ve “elhamdülillah” denir ama babalar dayak konusunda annelerimiz kadar aktif değillerdir. Genelde bakışlarıyla meseleyi çözme eğilimi gösterirler ve işi şakaya vurdukları zamanlarda cezamızı tatlı-sert bir şekilde vermek istediklerinde, bir öğretmen edası ile “Aç avucunu, eline terlikle vuracağım” diyerek ortamdaki mevzu her ne ise bir daha tekrarlanmaması gerektiğini orijinal bir dille ifade ederler.

“How Are You, Ne Var You?”

Babalarımız özellikle yabancı dil konusunda da kendilerini espri yapacak düzeyde geliştirmişlerdir. “How are you, ne var you?” kalıplarıyla hal hatır sormayı uluslararası bir dile çevirmiş, “How do you do, yattı uyudu!” gibi ifadelerle de soru cevap işlerine girişmişlerdir. Üç kişilik koltukta, “Hey Maykıl, biraz sola kaykıl!” diyerek Avrupai bir şekilde yer isteyip evlatlarına kültür şoku yaşatanlar da vardır.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Mart 2018 sayısında.