Yazı Yazmayı Sever misin?

Çok çeşitli sebeplerle yazı yazmak isteriz. Bazen söylemek isteyip söyleyemediklerimizi kağıda dökmek için; bazen de konuşmanın yazı kadar etkili ve kalıcı olamayacağını düşündüğümüzden başvururuz yazıya.

GÜLNAR AKBULUT

Çok çeşitli sebeplerle yazı yazmak isteriz. Bazen söylemek isteyip söyleyemediklerimizi kağıda dökmek için; bazen de konuşmanın yazı kadar etkili ve kalıcı olamayacağını düşündüğümüzden başvururuz yazıya. Kalem tutunca elimizden, yazdırdıkça gönlümüzden geçenleri, cümle olur görünür kağıt üzerinde. Kimi zaman imlaya, dil bilgisine önem vererek dikkatlice yazarız derdimizi kimi zaman da yazılanların ne noktası ne virgülü ilgilendirir bizi. İçimizi döktüğümüz bir dost gibi gördüğümüzden midir nedir, bizi ayıplamayacağını düşünerek önemsemeyiz bazen kuralları. Anılarımızdır bunlar bazen, bazen birkaç ufak hatırlatma notu. Ya da sevdiklerimize özel, anlamlı bir iki kelamdır satırlara düşen. Yazı vefalıdır, canlıdır. Seneler sonra bile tekrar okunduğunda bize o satırların hayat bulduğu günleri hatırlatır. Satırlar birer sırdır hem de kaç asırdır…

Evet sevgili okurlar, bu ay gençlere “Yazı yazmayı sever misiniz?” diye sorduk. İyi de ettik. Kime sorduysak seviyor çıktı, maşallah. Allah kaleminize kuvvet versin. Yeniden görüşmek üzere…

Kimi Kalemiyle Kimi Cesaretiyle Yazıyor

“Oku!”mak için yazılan bir şeyin olması gerek, değil mi? Ve bu çerçeveden baktığımızda yazmak, o kutlu emre giden vazgeçilmez bir eylem olarak karşımıza çıkıyor. Herkes farklı biçimlerde yazabilir; kimi kalemiyle kağıtlara, kimi cesaretiyle adını tarihe yazar. Kimi de başka şekillerde… Bense kalemi kağıdı seçenlerdenim. Yazmayı seviyorum, hızla akıp giden hayatın içerisinde düşünmek için bir vesile oluyor bana. Ancak düzenli bir şekilde yazamıyor olmak beni üzen bir durum. İnşallah okumanın bilincinde olup daha çok yazarım. Zeynep Doğan, 20

Yazarken Kendimi Özgür Hissediyorum

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2018 sayısında.