Gökyüzünde Yalnız Uçan Balonlar…

Anne babaların kendi çocuklarıyla yer yer övündüğü şeyler olur: “Bizim çocuk sınıfının en birincisi”, “En yüksek puanı bizimki almış”, “Bizim oğlan sahalarda fırtına gibi”, “Bizim kız bütün duaları bir haftada ezberledi.”

PERİHAN MURAT

Anne babaların kendi çocuklarıyla yer yer övündüğü şeyler olur: “Bizim çocuk sınıfının en birincisi”, “En yüksek puanı bizimki almış”, “Bizim oğlan sahalarda fırtına gibi”, “Bizim kız bütün duaları bir haftada ezberledi.” Bu gibi cümleler anne babaların “Evladımın başarısı = Benim başarım” demesinin bir başka yoludur. Böyle ebeveynlerin çocuklarında ise başarının karşılığı bambaşkadır. Anne babanın gözüne girebilmek için hep bir şeylerle yarışmak, birileri ile yarıştırılmak ve omuzlara yüklenen koca koca sorumluluklar…

Bazı anne babalar neredeyse, çocuklarının yürümeden koşmalarını, hecelemeden okumalarını, leb demeden Çorum’un haritadaki yerini göstermelerini beklerler. Üstelik bu uç isteklerinin çoğu zaman farkında da değillerdir. Çocuklar ise yaptıkları eylemlerin ne işe yaradığını bile bilmeden bir yarışın içinde ipi göğüslemeye çalışırlar. Özellikle ilkokul döneminde rayına oturmamış sorumluluklar, anlam karmaşasına sebep olur. Sırf arkadaşlarıyla yarışmak için okuma yazmayı hızla öğrenmeye çalışır ya da evde abisinin, ablasının yapması gereken işleri annesinin gözüne girmek için yapmaya çabalarlar. Kısacası çocuk, kendini birden suni bir kazanma hırsı içerisinde buluverir. Kazanmak, övgü almak, sadece beğenilmek için sürekli kendini zorlar. Bu, zamanla kişiliğine de etki eder. Başarısızlığı kabullenmeme, arkadaş edinememe, bencillik gibi olumsuzlar çocuğun davranışlarına yansır.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2018 sayısında.