Gençler Yetenek ve Eğilimlerine Göre Yönlendirilmeli

Rasulullah Efendimiz (s.a.v) nezdinde gençler hep kıymetli görülmüş ve ayrı bir yere sahip olmuşlardır. İslam sancağı gençlerin omuzlarında yükselmiş ve sünnet-i seniyyenin bize kadar ulaşmasında genç sahabiler önemli vazifeler üstlenmişlerdir.

RÜMEYSA OKUR GÜNGÖR

Rasulullah Efendimiz (s.a.v) nezdinde gençler hep kıymetli görülmüş ve ayrı bir yere sahip olmuşlardır. İslam sancağı gençlerin omuzlarında yükselmiş ve sünnet-i seniyyenin bize kadar ulaşmasında genç sahabiler önemli vazifeler üstlenmişlerdir. Bugün toplumun ihtiyacı olan manevi ve ahlaki değerlere sahip, donanımlı gençleri yetiştirmek için Efendimizin sünneti ve nebevi terbiye metotları bizlere yol gösterecektir. O halde Rasulullah’ın (s.a.v) gençlere olan yaklaşımına biraz daha yakından bakalım.

Efendimiz (s.a.v) gençlerle birebir ve özel olarak alakadar olmuş, onlarla kurduğu manevi bağ ve iletişim metodu sayesinde genç sahabiler canlarını, mallarını, ailelerini Allah (c.c) yolunda feda etmekten sakınmamışlardır. Gençlere gösterdiği yakın alaka neticesinde Efendimiz (s.a.v); onların fıtratı, idrak seviyesi ve kabiliyetlerini tespit etmiş, onlara bu hakikatleri göz önüne alarak belli sorumluluklar vermiş ve her birini büyük görevlere hazırlamıştır. Cesaret ve enerjilerini doğru kullanabilmeleri için gençleri her daim hayra davet etmiş, onların kendine güvenen, sağlam bir kişilik geliştirmelerine imkan sağlamıştır. Mesela vahiy katiplerini gençler arasından seçmiş, onlardan öğretmenler tayin etmiş, yeri geldiğinde gençlerin fetva vermesine müsaade etmiştir. Kimilerini gerekli yabancı dilleri öğrenmeye teşvik etmiş, kimilerini ordunun başına kumandan olarak tayin etmiştir. Bu sayede O’nun (s.a.v) rahle-i tedrisinde yetişen gençler, İslam medeniyetinin oluşumuna güçlü tohumlar ekmişlerdir.

Kur’an ve Sünnet Çizgisinden Ayrılmadan, Tasavvufi Bilinçle Yetişmiş Nesiller

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2018 sayısında.