Çocukların Kaderle İlgili Sorularını Nasıl Cevaplamalı?

“Allah neden bazılarını fakir yaratmış? Ali Amca’nın gözleri neden kör? Benim saçlarım neden düz değil de kıvırcık? Allah kötülüğü yaratmasa olmaz mıydı?” gibi sorularından korkup çocuğu susturmak yerine, onun Allah’ı ve kendi varoluşunu anlamaya çalıştığını görmeliyiz.

ELİF ÖZDEMİR

Kader mevzusu, ebeveynlerin çocuklarına anlatmayı pek de tercih etmediği, konuşurken hata yapmaktan çekindiği konuların başında gelir. Yetişkinlerin dahi idrak etmekte güçlük çektiği bu kavramdan bahsetmek için genelde çocuğun belli bir yaşa ulaşması beklenir. Evet, tafsilatlı anlatımın ortaöğretim çağında, yani meselenin enine boyuna sorgulanmaya başlandığı yıllarda gerçekleşmesi doğru bir yaklaşım olabilir. Yine de bu inancın temelini çok erken yaşlarda atmak, çocuğa Rabbimizin yüceliğini, kudretini, her şeyi mükemmel şekilde yarattığını anlatarak üstü kapalı olarak kadere dair mesajlar vermek mümkün ve hatta elzemdir. Zira sağlam bir kader anlayışı için, çocuğun önce “sağlam bir iman”a sahip olması, yüce Allah’ın (c.c) her şeyi sonsuz bir kudretle, türlü hikmetlerle yarattığına itimat etmesi gerekir.

Minicik bir otun bile tesadüfen oluşmayacağını, yüce dağların zirvesindeki donmuş bir kar tanesinden küçük bir serçenin kanadındaki tüye kadar her şeyin bir plan ve ölçü çerçevesinde yaratıldığını idrak eden çocuk; hiçbir varlığın başıboş olmadığı, “şans eseri” meydana gelmediği hakikatiyle tanışır. Her şeyin bir başlangıç ve bitişi, belirlenmiş bir sınırı olduğunu müşahede eder. Böylece kiraz ağacında şeftali yetişmeyeceğini, suda yaşayabilecek şekilde yaratılmış balığın “Ben artık suda değil, kuşlar gibi gökte yaşayacağım!” demeyeceğini, Güneş’in etrafında dönen Dünyamızın bir gün bundan vazgeçip uzayda yolculuğa çıkmayacağını, yani “her şeyin bir nizam ve kaderle yaratıldığını” idrak eder. Rabbini doğru tanımasına vesile olacak, olan biten her hadiseyi olgunlukla yorumlayabilmesini sağlayacak bu ön kabul, ortaya çıkması muhtemel tüm iman ağrılarının da yegane ilacı olacaktır. O yüzden çocuklara kainattaki ahengi göstermekle; yıldızların Allah emrettiği için parladığını, mevsimlerin O’nun kurduğu düzen sayesinde değiştiğini, çiçeklerin açma vaktinden güneşin batma zamanına dek tüm olayların Rabbimizin bilgisi ve emriyle gerçekleştiğini anlatmakla başlamalıyız işe. Çocukların, Allah’ın yüceliğini ve kainatın işleyişini anlayamamış, Rabbine her konuda güvenebilme nimetinden mahrum kalmış bireyler olarak yetişmesinin önüne geçmeliyiz.

Kaderle İlgili Hatalı Sözler

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Şubat 2018 sayısında.