Okunmuş Evlilikler Trajedisi

Zorunlu eğitim nasıl ki herkes içinse zorunlu meslek sahibi olmak da herkes için artık. E, o kadar sene zaten okumuş, emek verilmiş, azıcık daha okusun da bir meslek sahibi olsun ya da bu kadar okumuşluğu boşa gitmesin; değil mi? İşte bu düşünce ailenin bütün takvimini ve beklentisini birden değiştiriverir.

NURAN YARDIM

Evlenip yuva kurmak büyümenin alametlerindendir. Bu yüzden azıcık büyüyüp serpildiğimizde evlilikle ilgili zihinsel alıştırmalar –bilinçaltı düzeyde de olsa- anne babalarımızda ortaya çıkmaya başlar. Hayırlı bir kısmet, doğru bir kişi… Derken konu, tuhaf bir şekilde iş-güç meselesine gelir ve orada kalır. “Sahi ne olacak bu çocuk büyüyünce? İşini gücünü eline alsaydı da hayırlısıyla yuvasını kursaydı…”

Eskiden yalnızca erkek çocuklar üzerinden dile gelen bu düşünceler, bugün kız çocukları için de dile geliyor. Zorunlu eğitim nasıl ki herkes içinse zorunlu meslek sahibi olmak da herkes için artık. E, o kadar sene zaten okumuş, emek verilmiş, azıcık daha okusun da bir meslek sahibi olsun ya da bu kadar okumuşluğu boşa gitmesin; değil mi? İşte bu düşünce ailenin bütün takvimini ve beklentisini birden değiştiriverir. Çocukları büyürken ebeveynlerin aklına ilk gelen şey olan evlilik meselesi, sonlara doğru ertelenir ve büyük bir trajedinin hikayesi bu şekilde tarih sahnesine çıkmaya başlar.

Üniversiteli Olmak Ayrımcılıktır!

Bunca gayretin ardından üniversiteyi kazanmadan olmaz. Hele de herkesin gidebileceği kadar çok sayıda üniversitenin olduğu günümüzde… Hangi bölüm olduğu önemli midir, tabii ki hayır. Kazanmıştır neticede evladımız. Onca emek boşa gitmemiştir. Hem her bölümün kendine özgü iş imkanları konusunda, aileler yeteri kadar ikna edilmiştir.

Şanslı olan aileler ve çocukları aynı şehirdeki üniversiteyle hemhal olurlar. Çoğunluk şehir dışına, küçük bir kısmı ise yurt dışına… Umutlar büyük, hasret büyük ancak yapılması gerekenler daha büyük! Basit bir lise hayatı boyunca bile sürekli ders çalışmış, hiçbir ihtiyacı ihmal edilmemiş gençleri yalnız bırakmak olmaz. Büyük insanlar olacaklar, büyük okullarda okuyorlar, kafaları doludur şimdi… E yemek yapmakla filan uğraşsınlar mı? Uğraşmasınlar. Peki, neyle uğraşılacak?

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2018 sayısında.