Çocuk Modası Çocuğun Masumiyetini Elinden Alıyor

Çocuğa çocuk olma imkanı tanımayan, onu hızlıca ileri sarıp büyütmeyi hedefleyen sistem yeni neslin değer yargılarını ve masumiyetini yok etme pahasına taze müşteriler kazanma gayretinde.

ELİF ÖZDEMİR

Basit bir soruyla başlayalım. Birine içtenlikle iltifat edip, örneğin “Çantan güzelmiş, güle güle kullan” dediğinizde nasıl bir karşılık alıyorsunuz?

a) “Evet, biliyorum, rengi ayakkabılarımla uyduğu için aldım.”

b) “Teşekkürler, gerçek deriymiş, bu sene moda zaten.”

c) “Bulmak için tüm mağazaları dolaştım, sınırlı üretilmiş de…”

d) “Bu eski ve çirkin şey mi? Yenisi çıkmış, sen bir de onu gör!”

Samimi bir iltifatı zarifçe karşılayamayan, görgüsüzlük sinyalleri veren, gereksiz bilgi içerip modayı önceleyen; kullanılan marka veya malzemenin altını ısrarla çizen bu tür cevaplarla karşılaşmak günümüzde çok da imkansız değil. Sağlıklı iletişim kuramamayı ve kişiliğin tekamül edemeyişini de ele veren bu ifadeleri, farklı ekonomik ve sosyal sınıflara mensup pek çok insanın ağzından duyar hale geldik. Sahip olmayı var olmakla eş değer tutan yetişkin bireyler için, eşyanın kimlik inşa etmek amacıyla kullanılan yegane tuğla haline dönüştüğünü müşahede ediyor ve belki de artık yadırgamıyoruz bile. Peki ya ayakkabısının markasını söyleyen, beğeniniz karşısında göğsü kabaran, o ürünü elde etmek için nasıl uğraştığını ballandırarak anlatmaya başlayan kişi bir çocuk olsaydı, ne hissederdiniz?

Kulağa gerçeküstü gelen bu örnek, yazık ki son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan gerçek sahnelere dönüşmüş durumda. Oyuncağının, kıyafetinin, yediği yemeğin veya içtiği meşrubatın markasını dert edinmemesi ve hatta mümkünse bilmemesi gereken minikler, artık yetişkinlerin birer minyatürü gibiler. Masumiyetin sembolü olan, hesap ve kaygıdan uzak yaşama özgürlüğüne sahip çocuklarımızın marka merakıyla cilalanmış, yeni ve sevimsiz sürümü gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Büyükler için bile baş etmesi zor bir kavram olan “moda”dan haberdar, yetişkin gibi giyinen, “kombin yapma” derdine düşüp imaj kaygısı taşıyan bir nesil yetişiyor. Ortalık, kendi sosyal medya hesapları olan; bu mecralarda yeni eteğini, kazağını, makyaj malzemesini, oyuncağını tanıtan “büyümüş de küçülmüş” fenomenler ve bunları örnek alan küçük hayranlarıyla dolu.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Ocak 2018 sayısında.