Neyimiz Olur?

Şu dünya var olduğundan beri hak ile batıl hep bir mücadele içinde olagelmiş; hak adını Hak’tan yana batıl da batıldan yana yazdırmıştır.

DR. HÜSEYİN OKUR
Şu dünya var olduğundan beri hak ile batıl hep bir mücadele içinde olagelmiş; hak adını Hak’tan yana batıl da batıldan yana yazdırmıştır. Maalesef günümüzde, dünya üzerinde nerede ağlayan bir çocuk, gözü yaşlı bir anne varsa oranın adı Müslüman beldesi olmuştur… Doğu Türkistan’dan Arakan’a, Yemen’den Suriye’ye, Sudan’dan Irak’a ve Filistin’e kadar Müslümanlara yapılan zulümler, son yüzyılda bütün ehl-i salibin ittifakıyla İslam dünyasını darmadağın etmiştir. Ve son olarak da ismiyle müsemma; mukaddes belde Kudüs; bir işgal ile yüz yüze gelmiştir. Peki, Kudüs bizim neyimiz olur?

Kudüs bizim için herhangi bir şehir değildir. Kudüs İslam’ın ilk kıblesi, Peygamber Efendimizin (s.a.v) İsra’sının son durağı, Miraç’ının başlayıp bittiği yerdir. İslam’ın şiarlarından biridir. Ama bütün bunların ötesinde bu şehir, ebediyen İslam topraklarıdır. “Neyimiz olur?” sorusu kadar “Bundan sonra ne yapabiliriz?” sorusu ve bu soruya verilecek cevap da mühimdir. Bize ayrılan sayfalar bu soruyu uzun uzadıya cevaplamaya yetmez fakat şunu söylemek gerekir ki hak istikamette yapmadıklarımızı yapmak; bunun için de gafletten uyanıp kendimize gelmek, eskilerin tabiriyle dertlenmek ilk yapacağımız şeyler arasındadır.

Her şeyiyle bir bütün olan, bize dava şuuru ve duruş kazandıran Müslüman kimliğimiz yediklerimiz, içtiklerimiz ve giydiklerimizle de doğrudan ilgilidir. Dosya konumuzda yer verdiğimiz, bilhassa çocuklarımızı kıskacına almış modern dünyanın moda anlayışı biz ebeveynlere çok şey söyler niteliktedir. Elif Özdemir’in kaleme aldığı “Çocuk Modası Çocuğun Masumiyetini Elinden Alıyor” başlıklı dosya ile bu ay, yediden yetmişe hepimiz için son derece mühim olan giyim ve kimlik meselesine dikkat çekiyoruz.

Bir sonraki sayımızda tekrar buluşmak üzere…

Allah’a emanet olunuz.