Sonbahara Aç Kalbini

“Durgun havuzları işlesin bırak Yaprakların güneş ve ölüm rengi, Sen kalbini dinle, ufkuna bak. Düşünme mevsimi inleten rengi.”

Sonbahara Aç Kalbini
ZEHRA KORKMAZ

Yine hazan mevsimi geldi.

Yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek.

Yine deli gönlüm yine bu mevsimde,

Hicranını yalnız başına çekecek.

Hüsranını yalnız çekecek…” (Şekip Ayhan Özışık)

Hazan, hüzün mevsimidir. Şairler böyle anlatır.

Açıl kalbim sonbahara, hazana, hüzne.

Güneş renkli yapraklara, geçip giden günlerime açıl.

Hırslarımı, savaşlarımı, kavgalarımı sona erdiren hüzne açıl.

Seninle başım yeterince derde müptela gayrısına elveda.

Kalbimizde Hangi Mevsimdir?

“Durgun havuzları işlesin bırak

Yaprakların güneş ve ölüm rengi,

Sen kalbini dinle, ufkuna bak.

Düşünme mevsimi inleten rengi.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Dışarıda hangi mevsimdir, rüzgar dalları titretir mi şimdilerde?

Gölgeler uzar mı, kısalır mı bu vakitlerde?

Bırak, sen kalbinin titreyen tellerine bir bak, içinde uzayan kısalan gölgelere bir göz at. Kalbinde başlayan mevsime, kalbinde yaşadığın iklime dön bir bak.

Kalp sayısınca Allah’a (c.c) giden yol vardır. Kalpler de kendi lisanınca konuşuldukça, kalbi ameller yerine getirilip kalp yenilenip tazelendikçe sahibine doğru yol alır. Hüzün, sevgi, korku kalbin amelleridir. Aynı zamanda tasavvufta kalbi eğitimin öğretileridir. Kimi tasavvuf okulu hüznü, korkuyu esas alır; kimi sevgiyi, şevki. Tasavvuf okullarından Basra Mektebi olarak bilinen okulda da bu iki görüş ilerleme kateder. Biri hüzün ekolü diğeri ise sevgi ekolüdür. Bu okullardan korku ve hüzün ekolü Hasan Basri’nin (k.s) öğretileriyle gelişir. Sevgiye dayalı yol ise Rabiatü’l Adeviye’nin (rh.a) öğretileriyle ilerler.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Kasım 2017 sayısında.