Sufi Hanımların Öncüsü Rabia El-Adeviyye (Rh.a)

“Kadınlardan hiç nebi olmadı” diyerek onun yüksek din gayretini eleştirenlere “firavunlar, nemrutlar da hiç kadınlardan çıkmadı” demiştir. Evet, kadınlardan nebi olmamıştır ama tasavvuf ehli, saliha, sufi bir hanım olunabileceğinin güzel bir örneği bizzat kendisi olmuştur Hz. Rabia’nın.

Sufi Hanımların Öncüsü Rabia El-Adeviyye (Rh.a)
SELİM  UĞUR

Rabia el-Adeviyye (rh.a) hicri ikinci asırda yaşamış, Basralı meşhur hanım sufidir. İsmi dört anlamındaki “Erba”dan gelir ve Arapça’da dördüncü manasındadır. Ailesinin dördüncü kızı olduğu için bu ismi almıştır. Daha sonraları Ümmü’l-Hayr/Hayırların Annesi künyesiyle tanınmıştır. Zühdü, takvası, ilahi muhabbet dolu ahvaliyle adeta dillere destan olmuştur. Tasavvuf klasiklerinde adı geçen sayılı sufi hanımların öncüsüdür.

Rabia (rh.a) küçük yaşlarda yetim kalmıştır. Hayatı maddi zorluklarla başlayan bu küçük hanım için babasının vefatı bir kırılma noktası olur. Artık her şey çok daha zor olacaktır. Konu komşu ve yakınlar bu fakir aileyi gözetmeye çalışsa da kıtlık yıllarında kendi dertlerine düşer, aileye yardımcı olamaz hale gelirler. Böylece çocukların her biri bir yerlere dağılır. Rabia’nın da(rh.a) bahtına merhameti olmayan bir zengine köle olmak düşer. O da çoğu köle gibi karın tokluğuna, çeşitli işlerde çalıştırılır. Bir genç kız olmasına bakılmaz. Bütün gün ağır işlerde yorulur, yıpranır.

Gam Dolu Dünyanın Yükünü Gece İbadetiyle Hafifletti

Rabia gece istirahat etmek yerine ibadet ve zikri tercih ettiği için her günün gecesini iştiyakla beklemiştir. Herkesin kendisini gecenin serinliğine, istirahate bıraktığı zamanlar onun huzur ve arınma saatleri olmuştur. O, keder ve gam dolu dünyanın yükünü gece ibadetiyle hafifletmiştir.

Rabia’nın yorgunluk belirtilerinden şüphelenen efendisi, bu işte bir iş var diye düşünerek onu takip etmeye başlar. Ancak gündüz olağan dışı bir şeye rastlamaz. Rabia (rh.a), bütün gün kendi halinde, verilen işleri yapmaktadır. Artık kanaati kesinleşir. Gece bilmediği bir şeyler olmaktadır. Bir gece vakti, ne işle meşgul olduğunu öğrenmek için Rabia’nın odasına dalar. Gece ibadetine dalmış Rabia’yı (rh.a) nurlar içinde bulur. Onun bu olağanüstü halinden korkan efendisi, korku ve merhamet duygularıyla Rabia’yı azat eder.

Yazının devamı; Semerkand Aile Dergisi Kasım 2017 sayısında.